Kaydet
a- | +A

Türkiye 470 bin kişiden mi ibaret. Altı aydır hükümetin üç üyesi Türk-İş''le görüşme yapıyor, konu kamu işçilerinin

maaş artış oranlarının ne olacağı, nasıl olacağı.

Sendika yüzde 25 zamma ilaveten refah payı isteyince Derviş, "Paylaşacak refah var mı" diyor, ve soruyor; " General maaşı 1.300.000.000 TL, havayollarındaki işçinin maaşı 2.000.000.000 TL, bu nasıl iş?"

Sendika başkanı görüşmeleri bırakıp, biz de sorunumuzu sokakta çözeriz deyip çıkıyor.

.....

Belediyelerin

basın danışmanı kadrosu yoktur. Başkanlar

danışmanlarını temizlik işçisi kadrosuna alıyor, başka işte kullanıyor.

Kadrosu temizlik işçisi olan danışmanların maaşı yüksek oluyor, bir milyara yakın.

Zabıta kadrosunda olanlarınki ise 300 milyon civarında.

Yine hep verilen bir örnek var:

Karayollardaki şef mühendisin maaşı 350 milyon, şoförünün maaşı

1 milyar.

Bu çarpıklığı 15 senedir düzeltme muhabbetleri yapılıyor ama ne hikmetse bir türlü düzeltilemiyor.

Hükümet altı ay önce meclisten bu çalışmayı yapmak için yetki aldı, süre bitti birşey yapılamadı.

Hava İş Sendikası, "Havayollarını özelleştiremezler, milli kuruluşumuzun yaban ellere geçmesine izin veremeyiz" diyor. Dertleri milli kuruluş değil.. Orayı alan aklı başında bir işletmecinin sıradan bir işçiye 2 milyar lira vermeyeceklerini bilmesi.

65 milyonluk ülke yatıp kalkıp 470 bin kişinin meselesini konuşuyor.

Oysa bu ülkede çalışma yaşındaki insan sayısı 20 milyon.

Mahkemelerde savcılar bırakın bilgisayarı bir daktiloyu ortak kullanıyor.

Karakollar gelen vatandaştan teksir kağıdı, kalem, çay şeker istiyor. Şubeler pasaport almak isteyenlerden en kibar ifadesiyle yardım alıyor.

Biz hükümetiyle, devletiyle, sendikasıyla oturmuş işçilerin zammı ne olacak, onu tartışıyoruz.

Onların imtiyazı ne?

Onların geride kalan ve çalışan 19.500.000 kişiden ne farkları var ?

Bugün için zor görünse de yarın herkes hakkına razı olacak, ürettiği kadarını tüketecek.

300 liralık iş yapıp 1300 lira yiyemeyecekler.

Aydan aya maaş almaya gidemeyecekler.

Bunlar hizaya girdikten sonra ister istemez özelleştirilmesi mümkün olmayan yerler polis, adliye gibi yerler hale yola konulacaktır.

Direnmek yerine yeni düzene ayak uydurmak için idman yapsınlar.

ÖNE ÇIKANLAR