VERSO'nun bir şişman abisi vardı: Erhan Göksel.. Biz kriz deyince 2001 yılını hatırlıyoruz.. Çok kimse etkilendi.. O zamanlar azıcık imkânı olan kapağı ABD'ye attı, Avrupa'ya gitti.
2008'e geldiğimizde bu sefer Avrupa ve ABD sarsılmaya başladı. Oralara göre Türkiye krizi çok hafif atlattı. Bizi teğet geçti.
O günlerde Erhan Abi, kenarda köşede kalmış TV kanallarına çıkıp kavga eder gibi feryat figan bağırmaya başladı.
Söyledikleri özetle şöyleydi;
Bu kriz ne ki, asıl kriz arkada.. Yiyecek ekmek bulamayacaksınız. Bakkal market kalmayacak. Çalışacak işyeri kalmayacak. Bir dilim ekmek bulan kendini bahtiyar sayacak. İnsanlar köylere üşüşecek.. Ülke kalmayacak vs.
Ben de iki satır yazı (6.1.2009) ile;
Bu abinin derdi her neyse birisi ilgilensin. Hükümet kanadından birileri çağırıp konuşsun. Bu konuşmalar bizi çok karamsar hale getiriyor. Anlattıklarının yarısı doğru olsa.. Gerçekleşme ihtimali yüzde 50 olsa insanlara yapacak bir şey kalmıyor.. Sanki herkese çıkın çatıdan balkondan aşağı atlayın, demiş gibi oluyor. Ne olur bu abinin gönlünü hoş edin de bize biraz ümid pompalasın, dedim.
Erhan Bey ertesi gün bu yazımı sitesinde yayınlayıp, altına bir not düştü: Bakalım zaman kimi haklı çıkaracak.
Çok şükür Erhan Beyin beklediği tarihte (ki, 2009'un sonu 10'un başında bekliyordu) korkulan olmadı. Hatta oluk gibi para aktı memlekete.. İnsanlar yeniden çalıp oynamaya başladı. Yeni zenginler türedi. Çal oynasın, vur patlasın dönemine geçildi.
Böyle bir günde dört sene öncesini neden hatırladım?
Erhan Abi, 2010 Mayıs'ında ABD'de bir otel odasında öldü. Ama yeni Erhan abiler çıktı. Onun kadar şişman olmayan, konuşurken bağırmayan terlemeyen.. Aksine sakin, sessiz, fısıldar gibi konuşan Erhan abiler..
Yeni abilere göre dünya 2014'ün sonunda bir kere daha tersyüz olacak. Tıpkı kum saatinin ters çevrilmesi gibi.
Üstelik bu ters çevrilmenin iyi yönetim, kötü yönetim, tedbir almak lazımla da bir ilgisi yok. Bu sanki dünyanın yeni düzene geçmesi için bir ihtiyaç.. Düzen değişikliğinin olmazsa olmazı.. Alternatifi ne? Ya iki dünya savaşı gibi (1. ve 2. Dünya Savaşı) ortalığın yanıp yıkılacağı bir harp ya da herkesin kendi payına düşene katlanacağı bir genel ekonomik kriz olacak.
Krizden önceki her şeyi unutturacak bir kriz.. Değer yargılarını, hiyerarşiyi altüst edecek bir kriz.. Büyük firmaların bankaların batacağı, aman bir gün lazım olur diye biriktirilen emlakın para etmeyeceği, evle gıda maddesinin takas edileceği, sadece zaruri ihtiyaç maddelerinin alınıp satılacağı, geçici süre karın tokluğuna çalışılacak bir dönemin yaşanacağı, şehirlerde tutunamayanların köylere sığınacağı bir dönem..
Nasıl karamsarlık ama.. Ben naklederken çok acele etmeyin, milyona satılan bu evleri 30-40 bin liraya satmak için yalvaracaklar diyorum.. Bana derin derin bakıp akıl sağlığımın yerinde olup olmadığını tartıyorlar.
Dolarla Euro yer değiştirir, hatta Euro tedavülden kalkar, deyince gülümsüyorlar.. Fıkra anlatıyormuşum gibi.. Dolar 4-5 lira olur, deyince şaka da olsa zamanını soranlar oluyor.
İnanmış gibi yapıp iyi de ne yapmak lazım, diyenler de çıkıyor.
Bilmiyorum.. Başa gelen çekilir. Değişimin bir bedeli olacak.. İç harbden bölgesel harpten ehvendir herhalde.

