Kaydet
a- | +A

Ekranlardan seyretmek, film seyretmek gibi oluyor. Yaşamak nasıl bir şey, bilmiyoruz. Karantinaya alınan, yahut karantina şartları uygulanan yerlerin sayısı arttıkça insan tedirgin oluyor. Bu kadar anlatılan şeyden bizim anlayabildiğimiz ne var.. Dikkat edeceğiz de neye edeceğiz, bizlerde geliştirilen savunma refleksleri bu tip işlerde çaresiz kalıyor. Biz alışmışız, bir dert varsa, devlet ileri gelenleri toplanır, konuşur, karara varır, şöyle okkalı bir de açıklama yapılır, herkes boynunu büküp gider. Bu alışkanlığımızla bu konunun da MGK''da ele alınınca daha çabuk atlatılacağını zannediyoruz. O büyük masanın heybeti bile insanı rahatlatmaya yetiyor. Resmi açıklamalar da öyle. .... Bayramınız mübarek olsun.

> 34 numaralı plakanın bedeli Bayramdan sonra ilgili kurul, otoyol gişelerinin İstanbul dışına kaydırılmasını, köprülerdeki gişeler için neler yapılabileceğini görüşüp çeşitli fikirler geliştirecekmiş. İstanbul Valisi, "İstanbul''da yaşamanın bir bedeli olmalı" diyor. Doğru da, bu bedel nasıl ödenecek? Gişeleri şehir dışına kaydırıp şehir içi sayılan yerlerdeki gelir kaybının 34 plakalı her araca taksim edileceği konuşuluyor. Aynı hesap köprüler için de geçerli. Ancak, zannediyorum çoğu kimse, köprüyü yılda iki defa kullananla her gün kullanan...

Otoyolun artık şehir içi sayılan bölümlerini her gün kullananla ayda yılda bir kullananlar arasındaki farka takılacaktır. Ben, "İstanbul''da yaşamanın bedeli olmalı" sözünü bu farka takılmayın, bu gişelerdeki gelir kaybını hep birlikte yükleneceğiz şeklinde anlıyorum. Ve katılıyorum. İşin bu kısmı aşılsa bile uzun müddet bu bedelin nasıl dağıtılacağı tartışılacaktır. Her araçtan aynı parayı tahsil etmek bir yol. Yılda iki taksit halinde ödenen motorlu taşıtlar vergisine endekslemek de bir yol. Ama aynı köprüyü kullanan iki otomobilden birinin MTV''si 1200 lira ise diğerinin 400 lira.. Bir başkasının 10 milyar lira.. MTV''ye endekslemek katmerli adaletsizlik gibi görünüyor..Aynı kategorideki araçlardan aynı parayı almak daha kabul edilebilir bir külfet. Bir başka yol da İstanbul sınırları içindeki istasyonlardan yakıt alanlardan ayrıca (mesela yüzde 3) katkı payı almak.

.... Şehir merkezinde belli başlı caddeleri yoğun saatlerde kullananlardan ayrıca bir bedel almak, bunu takip etmek, tahsil etmek kolay iş değil. Orayı da köprüler ve otoyollar gibi genele yayalım demek de olacak iş değil.

Yoğunluk durumuna göre, tespit edilecek merkezlerde otopark ücretlerine ayrıca hatırı sayılır bir pay ilave edilebilir ama dozu iyi ayarlanamazsa faydasından çok zararı olur.

ÖNE ÇIKANLAR