Kaydet
a- | +A

"Lastikle uzunluk ölçmek" deyimini iktisatçılar zaman zaman kullanır. Kastedilen belli. Lastiği metre gibi işaretler, hadi şurayı bununla ölçelim derseniz, biraz gerdirdiğiniz zaman 70 cm''yi 80 cm gösterebilirsiniz. Veya ihtiyaç neyse ona göre 70, 80 de olur, 67 de olur, çok istenirse 85 bile olur. Bizim mevzuat biraz lastikle uzunluk ölçmeye benziyor. İhtiyaca göre çekersen uzun görünüyor, serbest bırakırsan kısa kalıyor. Döneme göre, şartlara göre, ölçenin o günkü gücüne göre hangi rakam arzu ediliyorsa üç aşağı beş yukarı tutturuluyor. Bu işin sağlamasını kamu vicdanı yapıyor ama bir işe yaramıyor. Sizin ölçtüğünüzü bir de bizim metreyle ölçelim deme imkânımız yok. Ama farklı zamanlarda ölçülüp üzerine boyu yazılanları yan yana koyduğunuz zaman birinin uzun, birinin kısa, birinin çuvala sığmayacak kadar uzun olduğunu görüyorsunuz. Her rejim biraz esneklik ister. Ama esnekliği bile kurallara bağlar. Hız sınırını aşanlara ceza verilirken bir şeye dikkat edilir. Uyulması gereken hızın yüzde onu kadar bir fazlalık hoş görülür. 70''le gitmeniz gereken bir yolda hızınız 75 olarak ölçülürse o kuralı ihlal etmiş sayılmazsınız. Bu da esnekliktir ama yazılı bir kuraldır.

... Anayasa mahkemesinin meşhur olmuş konularda verdiği kararlara bakın, anayasadan hukuktan anlamanız şart değil, garip karşılarsınız. Mesela yabancılara mülk satışına izin veren ilk düzenlemeyi iptal ederken, "İstiklal Marşımız"da ''verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı'' denilmektedir. ''İstiklal Marşımız anayasamızda yer aldığına göre'' ile başlayan bir iptal kararı vardır.

Çocukların mahallede oyun oynarken birinin küstüm oynamıyorum demesi gibi.. 70''lerde özel okulların iptali kararı vardır. Danıştay''ın göreve iade kararları, iptal kararları, yürütmeyi durdurma kararları, ret kararları.. Yan yana getirilip bakılınca dün canımız öyle istiyordu bugün böyle istiyor gibi bir sonuç çıkıyor. Oysa kanunlar aynı, anayasa 70''teki özel okul kararı dışında aynı, mevzuat aynı. Aynı mevzuatla 28 Şubat dönemini yaşadık. Aynı mevzuatla bugünleri yaşıyoruz. Aynı mevzuatla Turgut Özal''ı, Süleyman Demirel''i, Ahmet Necdet Sezer''i seçtik..2007''de takıldık kaldık..Mahkeme kararına takıldık. Bütün bunlar nereden kaynaklanıyor.

İktidara yazılı olmayan, yazılı hale getirilemeyecek olan örtülü kurallarla ortak olma, ortaklığı devam ettirme arzusundan kaynaklanıyor. Terazinin iki kefesi gibi..Hangi tarafa biraz ağırlık koysan öbür taraf havaya kalkıyor.

ÖNE ÇIKANLAR