Kaydet
a- | +A

Nükleer santral ihalesinin iptal edilmesinin ağırlık kazanması, bazı gazetelerde, "Müjdeler olsun, ihale iptal ediliyor" havasında verilmiş. Yüzbinlerce imza toplanmış mış, hepsinin gözü aydın olsunmuş. Olsun bakalım. Ya hakikaten çevremizi düşündüğümüz için mi bu ihaleyi iptal ediyoruz. Eğer öyle ise iyi ediyoruz. Bütün dünya şahit olsun, geri ülke dedikleri Türkiye çevresine ne kadar önem veriyor. Bırakın kirlenmeyi, kirlenme ihtimaline bile göz yummuyor.. Ama binde bir ihtimal, ama onbinde bir. Zaten iptal edilmese de bu saatten sonra kimseye hayır gelmezdi. Yüzlerce defa gündeme gelmiş, ihale 25 defa ertelenmişti. Amerikalı firma, "Bir daha ertelerseniz çekiliriz" demişti. Evet, belki biz köyde kasabada, şehirde, kanalizasyonlarımızı dereye denize akıtırız ama asla nükleer santral kurarak insanlarımızı tehdit altına sokmayız. Sokaklarımızdaki başıboş köpeklere dokunmayız. İnsanları feda ederiz ama hayvan hakları dedi mi orada durur ve durdururuz:

Efendim aşılayın.. Efendim kısırlaştırın. Efendim köpeksiz evlere köpek dağıtın. Efendim biz köpeklere önem verin derken insanları ihmal edin demiyoruz ki.. Onlara da önem verin.

Demirel''e de önem verin. Vatanın bütünlüğüne de önem verin. Aklınıza da mukayyed olun. Üniter bir devlette herkes istediği dilde eğitim verebilir mi? Veremez. Ancak azınlık oldukları Lozan Anlaşması ile tespit edilenler edebilir. Peki üniter bir devlette başka bir dilde tv radyo yayını olabilir mi?

O da olamaz. Bütün yayınlar resmi dilde olur.. Aksi vatanın bölünmesine çanak tutmak olur. Çok isteyen evinde, mahallesinde konuşur. Kaset de doldurtabilir... Ama asla yayınlayamaz. Mazallah, yarın lazı, çerkezi, arnavudu da radyo televizyon isterse bu işin içinden çıkılır mı?

ÖNE ÇIKANLAR