Eğitim-Bilim Dergisi''nin eski sayılarından birinde Prof. Aytaç Açıkalın iki test sorusu yayınlamış.. "Zekânızı ölçmenize yardımcı olabileceğini düşündüm" diyor.
Ona da meslektaşı Kargılı vermiş. Buyurun ölçün:
Bu fotoğraf kimin? Adam duvardaki fotoğrafa bakarak;
"Ne kız ne de erkek kardeşim var ama, bu adamın babası benim babamın oğlu" dedi. Peki bu fotoğraf kimin? Bu probleme cevap vermek için bir dakikanız var. ... Bir lira nerede? Üç arkadaş geç vakit otele ulaştıklarında sadece üç yataklı bir tek boş oda vardı. Mecburen üçü bu odayı paylaşmak zorundaydılar. Resepsiyondaki genç adama odanın fiyatını sordular. 30 lira cevabını alınca, her biri cebinden onar lira çıkarıp 30 lirayı ödeyerek odalarına çıktılar. Bir süre sonra resepsiyondaki görevli genç hata yaptığını fark etti. Üç yataklı odanın gecelik fiyatı 25 lira iken 30 lira almıştı. Hemen kat görevlisine 5 lira verip bunu üç kişiye vermesini söyledi. Kat görevlisi 5 lirayı üç kişiye eşit olarak paylaştıramayınca 5 liranın 2''sini bir yardım derneğine verdi, üç lirayı da odadakilere birer lira vererek paylaştırdı. Bu durumda üç arkadaştan her biri oda için 9''ar lira vermiş oldular. O zaman 9x3=27 TL ediyor. İki de yardım derneğine etti 29.. Bir lira nerede?
Kargılı bu problemi çözmek için iki dakikadan fazla zaman harcayanların zekâ düzeyi olarak geri grupta olacağını söylemiş. ... Açıkalın, bu şakasının yanında ciddi şeyler de söylüyor.. Özeti şöyle: Yüzyıldan beri çatışan iki görüş şudur: 1- Zekâ ferdin doğuştan getirdiği bir kabiliyettir. 1- Zekâ çevresel şartlarda beynin gelişmesi sonucu ortaya çıkar.

