Kaydet
a- | +A

Ben toplumun ortalamasını temsil ediyorum. Asıl derdin ne olduğunu anlayamıyorsam, toplumun büyük çoğunluğu da anlayamamış demektir.

Sen merak etme, herkes ne olduğunu anlıyor, diyorsanız. Diyeniniz varsa o zaman ben geri zekâlıyım. Ekseriyeti temsil etmediğim için problem yok demektir.

Çatı adayla ilgili yorumlar ve değerlendirmeler alaysı cümlelerle başlıyor.

Bu, hiç şans verilmediği, seçilmesinin ihtimal dahilinde görülmediği anlamına gelir.

Şansı olmadığı gibi, CHP ve MHP'nin 30 Mart'ta aldığı oya bile erişemez diyenler var. Mantıklı açıklamaları da var.

CHP tabanının önemli bir kısmı oy vermezmiş.

AKP tabanından oy alma ihtimali yokmuş.

MHP'lilerin de ne kadarının vereceği şüpheli imiş.

BDP aday çıkarsa ne olurmuş, çıkarmasa ne olurmuş.

Peki bu değerlendirmeleri sağlıklı ve samimi buluyor isek biz neyi dert ediyoruz. Bu değerlendirmelerden çıkan sonuç açık:

1) AKP'nin adayı her kim olursa olsun seçilir.

2) Hele Erdoğan aday olursa yüzde 50'yi çok aşar.

3) Seçimlerin sonucu bugünden belli diyebiliriz. Biz işin sadece şekil kısmını tamamlayacağız.

Peki o zaman problem ne? Sonuç bugünden belli. Çatı aday projesi fos çıktı. Çatı aday CHP'de karın ağrısı yapsa da (ki bu ağrı da hayra alamet, yeniden yapılanır yeni döneme uygun hâle gelirler) bu saatten sonra ikinci bir adayın çıkarılma ihtimali zayıf.. Alay konusu olur.

Bu hesaba göre hiçbir problem kalmamış gibi görünüyor.

O zaman adı konulamayan endişenin sebebi ne? Aday açıklanması neden geciktiriliyor. Strateji gereği diyebilir miyiz? Üç ayda tamamlanamayan istişareler son 15 günde mi bitirilecek.

Herhalde genel başkan yukarı çıkarsa ne olur aşağıda kalırsa ne olur sorusuna cevap aranmıyordur. O sorunun cevabı çoktan verilmiştir.

Yine bu saatten sonra hem yukarı çıkıp hem aşağıyı kontrol edecek mevzuat tadilatı da düşünülüyor olamaz, görünürde yolu yok. Çatı adayla ilgili yorumlara bakılırsa ilk turda işi bitirip bitirememe endişesi de yok. Varsa, yorumlar samimi değil. Yorumların inanarak yapıldığını varsayarak o endişenin olmadığını söylüyorum.

Rakip endişesi yok.

Seçilme endişesi yok.

Kutuplaşma ihtimali de ortadan kalktı. 30 Mart'taki gibi ateş püskürülmeyecek.. Sessiz sakin mülayim (ve CHP'nin ve MHP'nin oylarını bile alamayacak olan) bir aday var.

Geriye ne kaldı?

Endişe kaynağını ortalamanın altında kalanların da anlayacağı şekilde anlatmak lazım.

Bizim bilmediğimiz ne var?

Bula bula bu ismi mi buldunuz diyeceğimize (diyeceğinize), teşekkür ederiz, işimizi kolaylaştırdınız. Adayınıza da başarılar dileriz, şeklinde özetlenebilecek bir kampanya daha güven verici olmaz mı?

ÖNE ÇIKANLAR