Kaydet
a- | +A

Devletin nasıl ele geçirileceği üzerine hiç kafa yordunuz mu? Devleti ele geçirmek ne demek? Halka açık şirketlerin nasıl ele geçirildiğini biliyoruz. Eğer bir şirketin yüzde 50''den fazla hissesi halka arzedilmişse -çok zordur ama- çıkar bir adam, piyasadaki hisselerin yüzde 51''ini toplar, gelir koltuğa oturur. O artık söz sahibidir. Bu tehlike bilindiği için şirketlerin en fazla yüzde 49''u (o da çok nadir) halka açılır. Bir adam çıkıp yüzde 49''un hepsini toplasa dahi söz sahibi olamaz. Peki devlet hangi yolla ele geçirilir? Ya da niye hep Afganistan''da, Pakistan''da, Mısır''da, Irak''ta devleti ele geçirme tabiri kullanılır da İtalya''da, İsviçre''de, ABD''de, İsveç''te bu tabir kullanılmaz. Siz bir İngiliz''in, ABD''linin ağzından, "bu namussuzlar var ya.. bunlar devletimizi ele geçirmek istiyorlar" sözünü duydunuz mu? Ya da gelmiş geçmiş bir Amerikan Başkanı''nın, "Ülkemizde hainler var.. Gafiller var.. Gericiler var.. İlericiler var.. Devlet kadrolarına sızmışlar. Bunları acilen temizleyeceğiz" şeklinde bir açıklama işittiniz mi? Burada hoşumuza gitmeyen bir parti seçime katılsa, iktidar olsa onlara bile devleti ele geçirmiş gözüyle bakıyoruz. "Ruz" derken biz kimiz? Biz ülkenin sahibiyiz. Tıpkı İngiltere''deki "Majesteleri" tabirinde olduğu gibi.. Majestelerinin bakanı, majestelerinin çavuşu, majestelerinin hükümeti.. Ülkenin sahibi olarak istiyoruz ki, yüz de 51 hep bizde kalsın. Son sözü biz söyleyelim. Herkes her yapacağı işi bize sorsun. Mülk sahibi seçimle gelmez. Nezaket gösterip bu ülkenin sahibi biziz(!) demiyorsak bu istismar mı edilmeli? Devleti ele geçirme tabiri sadece hisselerinin yüzde 30''unun, 40''ının en idealinde 49''unun halka açık olduğu ülkelerde kullanılır. 51 hisseyi toplayanın zaten koltuğa oturduğu ve hükmettiği ülkelerde böyle bir problem yoktur. Oralarda seçimler devleti ele geçirmek için yapılır.

SORUMLULUK DUYGUSU National Geographic Channel''daki bir belgeselde havaalanı iniş-kalkış sorumluları ve bunların yaşadığı meşakkatli hayat anlatılıyordu. Bunlardan birisi kendi zaman dilimi icinde La Guardia havaalanındaki ölümlü bir uçak kazasından bahsetti. Tamamen pilotaj hatasına bağlı bir kaza. Hiç suçu olmadığı halde bu kazadan sonra bu görevli aylarca çalışamamış. Günlerce uykusuz kalmış. "Hep kendimi suçladım ve nasıl olur da benim sorumluluk alanımda böyle bir kaza olabilir?" diye düşündüm. diyordu.

Anlaşılan adamın talihsizliği Türkiye''yi ve Ankara''yı tanımamış olması.

ÖNE ÇIKANLAR