Türkiye, Uluslararası Saydamlık Enstitüsü'nün raporunda 56. sırada.
178 ülke arasında 56.
Danimarka senelerdir ilk sırada.
Puanlar on üzerinden veriliyor.. Türkiye 4.4 almış.. Danimarka 9.3
Yani Danimarka'da rüşvetle iş görmek, haksız menfaat sağlamak, yolsuzluk yok mesabesinde.
Amerika 22. sırada.
Afganistan ilk sırada.. Perişanlık anlamında ilk sırada.
Bu işler her yerde var.. da, bizim asıl niyetimiz ne?
Keşke bu işler olmasa mı diyoruz, keşke biz de yapabilsek mi diyoruz.. Bari niyetimizi belli edelim.
...
Bir adamın bir yerden 100 milyon çalması ile 100 bin adamın aynı yerden 1000'er lira çalması arasında ne fark var?
İkincisinin toplamı da 100 milyon ediyor.
Halbuki biz birincisine hortumcu, ikinci gruba girene gariban diyoruz.
Bir adamın arsasını gasbetmekle parasını gasbetmek arasında da fark yok.
Hazine arazisi üzerine yapılan gecekonduların arsa bedellerini rayiç fiyatla çarptığınız zaman ortaya milyon değil, milyarlar çıkıyor. Siz hiç gecekonducuya dolandırıcı, hırsız diyen duydunuz mu? Kıdemli gecekonducular artık zengin. Çoğunun kat karşılığı alınmış daireleri, dükkanları var.
O iş bitti, ikinci nesil başka işlerle uğraşıyor.
Usulsüzlük yapıp emekli maaşı bağlatabilene sahtekâr deniliyor mu?
(SGK) açığının, kaçak elektrik kullanmanın diğer abonelere maliyetinin adı ne oluyor..
Büyük rakamı üç beş kişi yürütürse namussuz, hırsız, olur.
Yüzbinlerce insan bir araya gelip yürütünce memleketin şartları, çaresizlik, garibanlık, fakirlik.
Kaçak kat da bir menfaattir, imar oyunu da.. Ama kimse bu işi yapana sahtekâr gözüyle bakmaz.. Helal olsun, adam işini uydurmuş derler.
Trafikçiye 10 lira verirseniz uyanıklık sayılır.. Bir iş bitirmek için bir bürokrata ya da bürokratlara 100 bin lira verirseniz hortumculuğun değişik bir şekli olur.
Mantık basittir: Şerefsiz, 100 bin lira verdiğine göre kimbilir ne kadar götürmüştür.
Halbuki öbüründe ne kadar götürüldüğü belli. 10 lira rüşvet verdiğine göre 110 lira vermekten kurtulmuştur.
Küçük bir iş yerisiniz, defter tutarken ne kadar vergi vereceğinizi dikkate alıyorsunuz, aynı işi büyük bir şirket yaptığı veya yapmaya yeltendiği zaman "vay namussuz" diyorsunuz.
Niye? Onun defter oyunları ile menfaati 300-500 bin oluyorsa sizin 3-5 bin oluyor.
Ali'nin 100.000 lira verip avantajlı duruma geçtiği bir işte Veli vermemek için direnirse, Veli'nin tavrının adı ne olur.
Yahut rüşvet vermeden üç beş kişinin menfaat birliği kurarak, nüfuzlarının sinerjisiyle menfaat sağlayıp paylaşmasının adı ne olur?
Bana kalırsa bu işi bir kere daha düşünmek lazım: Bizim itirazımız neye? Onların çok bizim az götürmemize mi, götürülmesine mi?
Daha basit soru: 10 milyon emekliye ayda birer lira ek verilse 10 milyon TL eder. Zihniyeti anlamak için bu soru önemli. Her emekliye birer lira verilmesini mi tercih edersiniz, devlet hizmetinde bulunan önemli 200 kişiye 50.000 TL maaş verilmesini mi?
Al 50.000 lirayı rahat et, aklın karışmasın.. Başka işlere heveslenme.
Ya da al 4700 lira maaş.. eskort, koruma, ilave araçlar makam aracı, geldi gitti masrafın 50.000 lira olsun. Bir bürokratın ulaşım masrafının 5-10 katı olması garabet sayılmıyor mu?
Ülkenin bir tane başı olur onun da masrafı isterse ayda 100 milyon olsun.. Kuruşları serpiştirmekten daha az zararlıdır.

