30 Mart seçimlerine katılım oranı yüzde 89.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım oranının iki sebebten düşük olacağı söyleniyor, öngörülüyor.
Birinci sebeb mevsim.
İkinci sebeb Ekmeleddin İhsanoğlu'nu benimsemediği için sandığa gitmeyeceği düşünülen bir kısım CHP'li ve MHP'liler.
Şöyle bir hesap çıkıyor ortaya:
30 Mart'a göre katılım oranı yüzde 10 az olsa,
Bu yüzde onun tamamı CHP'li ve MHP'li olsa,
30 Mart'ta AKP'ye oy veren herkes (yüzde 43) yine AKP adayına oy verse, yüzde 89'un yüzde 43'ü katılım oranı yüzde 79'a düştüğü zaman yüzde 48'e yükselir.
Yurtdışı oylarının tamamı toplam seçmenin yüzde 5'ine denk geliyor. Bu yüzde 5'in katılım oranı da yurt içi ile aynı olduğu zaman yüzde dört eder.
Yüzde 4'ün yüzde 60'ı AKP adayına oy verse 2.4 eder.
48 (artı) 2.4=50.4
...
İkinci hesap:
30 Mart'ta AKP'ye oy veren Kürt seçmenler birinci turda kendi adaylarına oy verse.. Mesela yüzde üçü kendi adaylarına verse o zaman 50.4'ten üç çıkarmak gerekir ki, 47.4 eder. Yani seçim ikinci tura kalır.
Neye göre? Hiçbir MHP'linin ve CHP'linin öbür tarafa kaymayacağı hesabına göre..
30 Mart'taki oyların firesiz toplanacağı,
Katılımın mart seçimlerine göre yüzde on az olacağı varsayımına göre..
Sandığa gitmeyenlerin tamamına yakınının CHP ve MHP tabanından olması hâlinde.
Her iki hâlde de Kürt oyları belirleyici. Önce blok halde kendi adaylarına verip, "Şu kadar oyumuz varmış" dedikten sonra ikinci turda destekleme kararı da alabilirler.. Merkezlerinin kararına rağmen bir kısım oylar (30 Mart'ta AKP'ye giden Kürt oyları) ilk turda yine AKP adayına gidebilir ve ilk turda iş biter.
İkinci tura kalırsa iki aday olacağı için teknik olarak oy oranlarının alt sınırı 51-49 olacaktır. 52-48, 53-47 veya 56-44 olabilir.
Matematik böyle.. Nasıl bir sonuç çok şaşırtıcı ve sürpriz olur? 65-35 sürpriz olur. Seçim ikinci tura kalırsa ilk turda başa baş oran şaşırtıcı olur. Kürt oyları çok kıymetlenir.
Başka ne şaşırtır?

