Geçen hafta TRT Haber'de, bir önceki Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın hayat hikayesi vardı.
O hikayede benim en çok ilgimi çeken anekdot Oxford Üniversitesine müracaatıydı.
Jürinin huzuruna çıkmış, jüri üyeleri görüşme esnasında karneye bakarak;
Lisede bu kadar çok ders gören ve hepsinden yüksek derece ile mezun olan bir öğrenciyi aslında bizim imtihansız almamız lazım, demişler.
Beden eğitimi, müzik, tarih, edebiyat, resim adamların ilgisini çekmiş. Bir öğrencinin bu kadar farklı alanda başarılı olup tam puan almasına şaşırmışlar.
Sonra sormuşlar.
Sporun hangi dalında başarılısın..
Boynunu bükmüş..
Hangi enstrümanı iyi çalarsın..
Ses çıkmamış.
Edebiyatın hangi kolunda iyisin..
Cevap yok.
Peki o zaman demişler, neyi çok iyi biliyorsan bize onu anlat..
Bizimki de hoşlarına gideceğini düşünerek Avrupa'nın 30 yıl savaşlarını anlatmış.
"O kadar detaylı anlattım ki şaşırdılar" diyor.
Anlatma işi bittikten sonra sormuşlar:
Eee, bu savaşın sonunda ne oldu?
Bizimki anlayamamış..
Bilgi çok ama sentez yok, terkip yok, bunları ezberlemek ne işe yarar demişler.
Lise öğrencilerine müzikten, edebiyata..beden eğitiminden resime kadar her konuda ders verme iddiasının kaynak israfı olduğunu söylemişler.
Ve maalesef seni kabul edemiyoruz, demişler.
...
28 şubat sürecinde mecburi eğitim 8 yıl oldu. Hadi onların o günkü takıntılarıyla bir amaçları vardı. Dertleri çocukların eğitimi filan değildi.
Şimdi bizim derdimiz ne ki, mecburi eğitimi 12 yıla çıkarıyoruz.
Çocukları niye ziyan ediyoruz.. Siz sadece temel eğitimi (o da sizin taslakta 4 sene) mecburi hale getirin, bırakın çocukların yakasını..
İsteyen 30 sene okusun, isteyen 4. senenin sonunda bıraksın..
Size ne, bize ne..
8 yılllık eğitimi beceremeyen '12'yi nasıl becerecek.
Ben sadece "mecburiyet" kısmına takılıyorum. Derdiniz ne?
Gelin bu inattan, ya da özentiden vazgeçin.. Mecburiyet şartını kaldırın, isterseniz 30 yıl yapın.. Yahut azıcık esnetin.
Eğer veli, 4. yılın sonunda çocuğumun devam etmesini istemiyorum, derse o çocuğun yakasını bırakın.
Gönüllü olan okusun.
Siz teşvik edin ama mecbur tutmayın.

