Kaydet
a- | +A
Özal'ın prenslerinden biriydi.

Bankacıydı.

Rauf Orbay'ın hatıralarını okurken şöyle bir satıra rastlamış:

"... 912 yılında bizler harbiye talebesi iken genç bir subay Türkiye'nin bugünkü sınırlarını çizerek bize şöyle dedi:

Çizdiğim bu sınırlara çekilmekten başka çare yok. Eninde sonunda bu sınırlara çekileceğiz."

Bankacı prens, bu hatıratı okuduktan yıllar sonra Londra'ya gitmiş. Kütüphanede tarihî mecmuaları karıştırırken aynı yıllarda İngiltere'de Türkiye için aynı sınırların düşünüldüğünü, tartışıldığını, analiz edildiğini, o yılların mecmualarında görmüş.

Sınırlar Misak-ı Milli'den sekiz yıl önce belli olmuş.

Bu konuyu 1987'de not almışım..

Geçen gün eski defterleri karıştırırken gördüm.

Önce Orbay'ın hatıratına bakmak lazım. Yeni baskılarında bu bölüm var mı?

1914-45 dönemini anlattığı kitabında bu konu geçiyor mu?

Sonra o yıllarda basılan yabancı mecmualar elden geçirilebilir.

Neticede güzel bir araştırma konusu.. Buradan nereye varılır bilemiyorum.

Demek ki Sultan Hamid'in tahttan indirilmesinden sonra İttihat Terakki döneminde bizim dışımızda da bugünkü think tank gruplarına benzer merkezlerde bu işlere kafa yoranlar olmuş. Bu konular tartışılmış. Öyle ya da böyle bir sonuca varılmış. Tartışmalardan çıkan sonuçlar mecmualara yazı konusu olmuş.

İttihat Terakki'nin kısa süreli iktidarından sonra arada bir yıllık halaskar zabitan dönemi var.. İttihat Terakkinin devre dışı bırakıldığı dönem.. Sonra tekrar ülkeye hakim olmuşlar. Yani o arada gel gitler yaşanmış.

Bu konuları araştırmaya çok yatkın değilim. Meraklıları bu işe eğilirse tarihin bir döneminin belki yeniden yazılması icap eder.

İzin

13 Ağustos'a kadar izninizi istiyorum.

Görüşmek dileği ile...

ÖNE ÇIKANLAR