Kaydet
a- | +A

MİT'e operasyon yetkisi verilecek olmasından rahatsız olanlar var.

"Efendim adım adım muhaberat devletine doğru gidiyoruz" diyorlar.

Siz eskiden ve hâlihazırda ne devleti olduğumuzu söyleyin biz aradaki farkı bulalım. Muhaberat devleti oluyoruz, deyince anlayamıyoruz.

Aman aman demokratik laik sosyal hukuk devletiyiz falan demeyin. O slogan tiksindirici.. Mağduru çok, başka bir şey bulun.

Mesela "örtülü müstemleke" idik deyin.

İşlerimize bizden başka herkesin parmak soktuğu bir ülkeyiz deyin.

Biz 30 sene güneydoğunun dağlarında, illerinde, ilçelerinde, köylerinde operasyon yapmadık mı? Kim yaptı? Ordumuz.. Polisin ilgili birimi. Polis operasyon yapıyor da MİT neden yapamasın. Diğer ülkelerin istihbarat birimleri yapıyor da bizimki neden yapamasın.

Kaldı ki operasyon deyince neden sadece silahlı-bombalı müdahale anlıyoruz ki.

Para trafiğine piyasa şartlarında müdahale etmek de bir operasyondur.

Birisinin bir yayın kuruluşunu ablukaya almasına müdahale etmek, teşebbüsü akamete uğratmak, ters çevirmek de bir operasyondur. Karanlık yapının ağına düşen ya da ağla irtibatlı çalışan bir savcıyı, bir amiri ablukaya almak da bir operasyondur.

Yargı denetimi falan mı bekliyorsunuz?

Yargı denetimi dediğiniz şey ne? Polisin koliler dolusu klasörle savcıya gidip savcı kanalıyla hakime bir evrak imzalatıp sonra gidip ev ve iş yeri basması mı?

Güneydoğudaki mağdurlardan mahkeme kararıyla hakkını alan bir örneğiniz var mı? Hani bir komutan, "Savcılar mırın kırın ediyordu. Evlerinin yakınına iki havan topu salladım sesleri kesildi" demişti. O zaman haberiniz olmuş muydu?

Endişeniz ülke için mi yoksa dibini sizin de göremediğiniz karanlık yapınız için mi?

Mağdur olana mahkeme kapıları açık. Siz de gidin. Tanıdık birileri kalmıştır belki.

Bu ülkede hemen bütün istihbarat örgütleri operasyon yapıyor. Bizim ülkemizin istihbarat örgütünün operasyon yapacak olması sizi niye rahatsız ediyor?

Yargı kapısını gerçek mağdurlara hiç açmadınız ki...

.............................................................................................................................................

Bağımsız/tarafsız medya üzerine bir itiraz notu

"Gazetelerin bağımsız/tarafsız olmasını kimse beklemiyor dünyada. Ama radyo-TV yayıncılığı bir imtiyaz. Kısıtlı kaynak (frekans) kullanıyorsunuz. O sebeple hakkaniyet, eşit mesafe istenmesi gayet normal.

En demokrat görünen ülkelerde bile karasal yayınlarda keyfi siyaset yapılamaz. Herkes regüle ediliyor ama açık ama el altından.

Kablo ve uyduda durum serbest.

İnternete kimse karışmaz.

Bizde her şey çorba olmuş."

Bu açıdan bakamamıştık. Doğru ama işe frekans tahsisini farklı menfaat gruplarına (menfaati birbiri ile çakışan) yaparak başlanmalıydı.

ÖNE ÇIKANLAR