Kaydet
a- | +A

Muhalefet partileri, 3 Kasım seçimlerinden bu yana 500 gün geçtiğini, 500 günün bir iktidarı değerlendirmek için yeterli süre olduğunu söylüyorlar. Özellikle Mehmet Ağar her meydanda bunu hatırlatıyor. Biz eskiden kalma alışkanlıkla CHP''ye anamuhalefet partisi diyoruz. 3-5 partili parlamentodan kalma ağız alışkanlığı. ..... 500 günde ne yapıldı, ne yapılmadı sorusu anamuhalefetin varlığı ile yokluğu arasındaki farkı farketmeyi sağladı. Bizde muhalefet "engel olduğu oranda" başarılı sayılır. Bugüne kadar siz ne yaptınız denildiği zaman, "eh, biz de boş durmadık.. şunlara şunlara şunlara engel olduk çok şükür" derler. Oysa bugüne kadar yapılanlar her ne ise, bunları alt alta sıralayıp şöyle düşünebilirsiniz.

Mecliste hiç muhalefet olmasaydı.. Yahut seçimlerden hemen sonra CHP milletvekillerinin önemli bir kısmı, törenle iktidar partisine katılsaydı.. bugünkünden farklı ne yapılabilirdi? Bir tek örnek bulun, CHP olmasaydı, şu kanun da çıkardı, şu işe de el atılabilirdi, şu işler daha iyi olurdu.. Ben bulamadım. Çok ortaklı, çok partili parlamentolarda gelip bir yere takılınca, tek eksiğimizin liderlerarası mutabakat olduğunu zannederdik. Bugünkü şartlar, parlamento içindeki mutabakatın yeterli olmadığını bize gösteriyor. Bu engel kimi zaman devlet politikası adıyla karşımıza çıkıyor, kimi zaman prensipler olarak, kimi zaman da toplumun her kesimiyle uzlaşmak ön şartı olarak. Yani CHP''nin muhalefetine ihtiyaç kalmıyor. Kaldı ki muhalefet ettikleri konular tek tek referanduma sunulsa, yüzde 70-80''lik bir çoğunlukla reddedilir. Sıkıntı da zaten yüzde 20''nin isteklerini yüzde 80''e dikte ettirmekten kaynaklanıyor.

A''sıyla B''siyle B planı tabiri vardır. Planların A''sı B''si olduğunu kardan yollar kapandığı zaman duymuşsunuzdur. Anons edilirdi, şu plandan bu plana geçtik diye. AB''ye girmek için yaptığımız çalışmalar A planının gereği ise acaba bunun B''si nedir. Nedirden önce B''si var mıdır? Varsa hiç olmazsa ana hatlarıyla kamuoyu ile paylaşmak sakıncalı mıdır? Kıbrıs''ta Annan planını esas alarak bir çözüm beklemek A ise, B''si ne oluyor. Hadi diyelim mutabık kaldığımız gibi boşlukları Annan doldurdu, referanduma gidildi. Üç ihtimalin ötesi yok. Türk tarafı anlaşmayı reddeder, Rum tarafı kabul eder. İkisi birden kabul eder. İkisi birden reddeder.. Ve Türk tarafı kabul eder de Rum tarafı reddeder.

Bütün ihtimallere hazırlıklı mıyız?

ÖNE ÇIKANLAR