Sizin için müjdeli haber ne? ... Çok şükür hepimiz ülkemizi çok seviyoruz. Yatıp seviyoruz, kalkıp seviyoruz, uyurken seviyoruz, ayıkken seviyoruz. Fakat ne hikmettir bilinmez bizim engin sevgimizin bu gariban ülkeye bir faydası olmuyor. Biraz da az sevmeyi denesek nasıl olur? ..... Zaman zaman anketler yapılıyor. Yok kime oy verirsiniz, yok en çok kime güvenirsiniz. Bence bu sorulara bir ilave yapılmalı: Sizin için müjdeli haber ne? Merak ettiğim şu: Acaba insanlar nasıl bir haber duydukları zaman, "Hah, işte ben de bunu bekliyordum. Ülkem için çok iyi olacak. Bundan daha güzel haber olur mu?" der.
Ülkemiz için hangi haberin müjde olduğunu biliyor muyuz? ..... Sanayi odası her sene "Türkiye''nin 500 büyük sanayi kuruluşu" listesini yayınlar. Aslında bu listedeki 500 büyük kuruluşun toplamı, dünya sıralamasında ilk ona giren herhangi bir şirketin büyüklüğüne bile erişemez. Veya bütün bankalarınızın aktif büyüklüğü biraz büyükçe bir Alman bankasının yarısına zor ulaşır. Birisi çıkıp dese ki,"50 milyon insanın derdiyle tek tek uğraşacağınıza 500 şirketin derdine yanın, onları yönetenlerin, yürütenlerin yollarına kırmızı halı serin." Müjdeli haber bekleyenler öfkelenir. Büyük çoğunluk için hayırlı haber onlardan kesip garibanlara dağıtmaktır. Oysa Türkiye''nin en büyük şirketinin mal varlığını 65 milyona böldüğünüz zaman adam başına 50 dolar düşer. Bana kalırsa bizim önce "İyi haber"in ne olduğunu, kime itibar gösterilmesi gerektiğini öğrenmemiz lazım.
SAYIN RAUF DENKTAŞ BEYEFENDİYE Kıbrıs deyince aklınıza ilk olarak ne geliyor? Evet... benim aklıma da o geliyor! Kıbrıs davasıyla özdeşleşmiş büyük devlet adamı Rauf Denktaş Beyefendi''ye seslenmek isterim: Sayın Cumburbaşkanım,
Ben çocuktum siz bu büyük dava ile birlikte anılıyordunuz, bugün hâlâ öyle... Size gerçekten saygım var. Sevgim, sempatim, hayranlığım var. Belki bu yakınlığa dayanarak sormak istiyorum: Biz, sizin önderliğinizde ve büyük bir mücadelenin sonunda Kıbrıs Türkünü kurtardık.
Merakım şu: 1- Acaba neden Kıbrıs''ın kuzeyinde yaşayan insanların fert başına düşen geliri 2 bin dolar iken, güneyde bu rakam 15 bin dolara çıkıyor? 2- Ve neden Ada''ya yukarıdan örneğin uçakla inerken, hatta Saray Oteli''nin terasından bile bakıldığında, bir taraf tırpanla biçilmiş gibi sersefil, diğer taraf yüksek yapıları, gece göz alan ışık şöleni ve yeşilliğiyle parıldıyor?
3- Kuzeydeki soydaşlarımız niye güneye geçmek için olmadık yollar deniyor? Ve, güneyden kuzeye gelmek için sıra bekleyenler var mı? Saygılarımı kabul edin sayın Cumhurbaşkanım.

