raklı Kürtler, "Türkiye başkanlık sisitemine geçse fena olmaz" gibi bir laf etse..Demediğimizi bırakmayız. Şöyle bir başlık atabiliriz: Haddini bil, peşmerge! Bu bir ihtardır. Siz kim oluyorsunuz da bizim iç işlerimize karışıyorsunuz. Onlara ağzının payını verdikten sonra akıl yürütmek kolay olur.
Hımmm, bunlar başkanlık sisitemi lafları ettiğine göre bu işin içinde bir bit yeniği var. Ama bizden birileri Irak şöyle yapılansın, böyle yapılansın, federal değil üniter olsun, derse bu onların iç işine karışmak değildir. Araya bir soru sıkıştırıp Irak''ı düzeltmeye devam edelim. Parlamentoda 450 milletvekili biraraya gelse..ağızbirliği etse..bizim nam-ı hesabımıza bir hafta içinde gerekli düzenlemeyi yapıyoruz ve başkanlık sistemine geçiyoruz deseler..Geçebilir miyiz? Geçemeyiz. Niye? Çünkü bu iş konuşup tartışmadan, toplumsal mutabakata varmadan olmaz. Toplumsal mutabakata varmak ne demek..herkesin önünden yemesi demek...başkasının tabağına çatal uzatmayacaksınız.. Irak''a dönersek, komşularımız ne Amerika ne Saddam, diyormuş tam bağımsızlık istiyormuş..Demek ki Saddam''ı istemediklerini 25 sene sonra farketmişler. Bir ülkede tam bağımsızlık lafları gırla gittiği zaman kahramanın kuluçkaya yatırıldığını anlayacaksınız. Öyle bir kahraman çıkacak ki, bütün düşmanlara kafa tutacak. Hepsini kazmayla, baltayla, büyük karavana kepçeleriyle kovacak, bağımsızlığını ilan edecek..Tam bağımsızlık tam bağımlılıktır. Sonra bir de egemenlik damarları kabarırsa tadına doyum olmaz. Saddam''ı mumla ararlar. ... Acaba bu Amerika şaka yapmaktan hoşlanıyor olabilir mi: Ayaküstü bir referandum yapsalar..Garner''i mi yoksa Saddam''ı mı istersiniz diye sorsalar..
ANKARA''DAKİLERE HAYRANIM
Ama herşeylerine hayranım. Tartışma üsluplarına, tavır koyma biçimlerine, mantık örgülerine, öngörülerine, dirayetlerine..nezaketlerine.. Resepsiyonu bile üç gün aralıksız tartışabiliyorlar. Hem de hiç konuşmadan..biz ne dediklerini el sıkarken nereye baktıklarından, eli dipten kavrayıp kavramadıklarından, gülümseyip gülümsemediklerinden..alkışlayıp alkışlamadıklarından anlıyoruz.Hiçbirşey görmesek, duymasak kimin kimi kaç dakikalığına ziyaret ettiğini hesap edip bir karara varıyoruz. Bu da bizim marifetimiz.. Ben bu hale demokrasinin nimeti diyorum.. Özgün demokrasinin nimeti..Özgün dedi mi bir örneği, kriteri, asgari şartı, olmazsa olmazı aranmaz.
*Dipnot BAKINIZ SADDAM Sözlükte bir kelime veya ansiklopedide bir madde ararken bazan bir başka kelimeye, maddeye yönlendirme yaparlar ya.. Bakınız: Filan kelime gibi.. Biz de bundan sonra dert anlatmakta zorlanınca Saddam''a yönlendirme yapabiliriz. Bakınız: Saddam.. Artık kim ne anlarsa..

