Bugün seçimi erteleme işinde başarılı olunamazsa yavaş yavaş sonrasına kafa yormaya başlarlar. Kim başlar? Bu ülke tabii ki sahipsiz değil, ülkenin sahipleri kafa yorarlar. Alın size muhtemel bir problem: Biz de hep dedikleri gibi diyelim, yüce milletin takdirinin ne olacağı, sağduyusunun ne diyeceği elbette bugünden bilinmez ama eğer anketler yanılma payına rağmen bize birşeyler söylüyorsa barajı üç parti geçecek gibi görünüyor. Bunlardan ikisi AKP ile CHP. Bugün göründüğü gibi AKP birinci parti olursa; ¥ Başbakanın kim olacağı belli değil. "Hele siz oylarınızı verin, biz seçimden sonra kim olacağını size açıklayacağız" diyorlar. "Ne olur hemen açıklasınlar" gibi bir derdimiz yok. Sağduyusu gelişmiş yüce bir millete mensup sıradan bir seçmen olarak şunu merak ediyorum: AKP birinci parti olup, uygun görecekleri bir isim başbakan olursa
partide kimin sözü geçer? Başbakanın mı, genel başkanın mı? Başbakan, "Şu işi şöyle yapalım" dediği zaman talimatı alanlar genel başkana da danışma ihtiyacı hissetmezler mi? Başbakanın konumu genel başkanın iki dudağı arasında olmaz mı? Olsun, ne var bunda, diyorsanız... Deyin. Siz hep kızıyorsunuz ama sizin ne dediğinizin bir önemi yok.
CEP-OY-CELL Yüksek Seçim kurulu, GSM şirketleri ile işbirliği yapsa seçim yapmak on dakikalık iş olur. Tek şartı telefon almasalar da herkese birer "simkart" dağıtmak. Her partiye bir kod numarası verilir, herkesin bir şifresi olur.. Kullanamayanlar kullanabilen aile fertlerinden yardım da alabilirler. Oy verecekleri partinin kodunu girer, mesajı gönderirler. Oy vermek de, oyların tasnifi de yarım günlük iş olur. Canımız sıkıldıkça seçim yaparız. Millet iradesini çok sevip saygı duyduğumuz için ara sıra referandum da yaparız. Ulusal güvenliğimize zarar verecek sonuçlara müdahale etmek hem kolay olur hem masrafsız. ..... Seçim için bu yol aklınıza yatmadıysa milyonlarca insanın katıldığı anketler için düşünebilirsiniz. Maksat bizim de vatanımıza bir hizmetimiz olsun.

