Kaydet
a- | +A

Bir noktaya dikkatinizi çekiyorum: Pürüzlü konularda birçok devlet ya da hükümet başkanının beyanlarını çoğumuzun takip etme şansı var: Dikkat edin ense kelle yerinde ülke başkan ya da başbakanları çok yumuşak üslupla konuşurlar. Asla olmaz, demezler. Kükremezler. Hatta daha kolay bir örnek verelim: Körfez harbinde Saddam''ın ve ABD''nin o günkü başkanının demeçlerini yanyana koyun, ne demek istediğimi anlarsınız. Birisinin bütün mesajları içeriye yöneliktir. Kanın son damlasına kadar savaş, Vatan için feda edilmeye hazır milyonlarca can edebiyatı vs. Öbüründe sükunet.. Bu farkın birçok sebebi vardır ama önemlisi güçtür. Diyorum ki biz de artık tahminimizin ötesinde güçlü bir ülkeyiz. Güçsüz zamanlardaki üslubumuzu bırakalım. Beyanlarımızda;

Asla! Zinhar! Ezeriz! Yokederiz! Çiğneriz! Verilmez! Alınmaz! Gibi güçlü ülkelere, güçlü ülkenin devlet adamlarına yakışmayan keskin ifadeler kullanmayalım. Bu bir tekliftir.. Takdir büyük devlet adamlarımızın. ..... Dışarısı zaten bu numaraları yemez. İçerdekilerin yemesinin de bize faydası olmaz. İkinci teklifim esnek olmak.. Düşünelim deyince şan ve şerefimiz azalmaz. Gücümüzü ve egemenlik hakkımızı TL''yi USD''ye eşitlemekte kullansak daha hayırlı bir iş yapmış oluruz.

KATOLİK EV SAHİBİ Bizden bir kamu görevlisi yıllar önce Kanada''ya kursa gönderiliyor. Kursiyerimiz Kanada''da bir bayanın evini kiralayıp yerleşiyor. Bir iki ay sonra bayan kapısına dayanıyor. -Lütfen evimi terkedin, diyor. Bizim kursiyer şaşırıyor. Kira ödemelerinde bir aksama yok. Komşularını rahatsız etmiyor.

"Acaba ev sahibesinin derdi ne?" diye düşünüyor. Ev sahibesi, Katolik olduğunu, evini dini olmayan birisine kiraya veremeyeceğini söylüyor. Kursiyer Türk, Katolik olmam şart mı, benim de bir dinim var, diyor. Ev sahibi anlatıyor: - İki aydır sizi takip ediyorum. Kilise''ye gitmiyorsunuz, Havra''ya gitmiyorsunuz, mahallemizde cami var ona da gitmiyorsunuz. Kusura bakmayın, evimi terkedin.

ÖNE ÇIKANLAR