Akrabalığa dayalı istismar Hiçbir Osmanlı, belli bir yerden kız almazdı. Mutlaka çok uzaktan, bilinmez bir yerden kız alırdı. Akrabalığa dayalı istismarın olmamasına azami dikkat gösterilirdi. Onun için Osmanlı''da bir saray aristokrasisi teşekkül etmemiştir. İmparatorluk değil İmparatorluk sömürgeye ve tahakküme dayanır. Osmanlı Devlet-i Aliyye''dir. Batı''nın anladığı manada sömürgeci değildir. Felsefe Osmanlı''da felsefe yoktur.
Felsefenin konusu ruh, madde, iman.. İslamiyet bunu baştan halletmiş. Felsefe şüpheyle doğar. Kabın kadar İster denize, ister kuyuya daldır, alacağın su elindeki kabın kadardır. Müteahhit Yakın devirlere kadar Türkçülüğün temsilcileri kadar isim yapanların hemen hepsi gayri Türk''tür. Ben Spencer''e göre, aydın adamla aydın olmayan adam arasındaki fark; aydın adam "ben"den bahsetmez. Klasizmde "ben" yoktur. Aşağı yukarı Avrupalı , "Türk''ün hükmü aşağı yukarıdır" der. Gariplik Kapitalizm hürriyet rejimidir. Ne gariptir ki, kapitalist rejimdeki aydınlar sosyalisttir. Onları kapitalistler yedirir, içirir. Batı''da da bizde de durum böyle. (Cemil Meriç''le Sohbetler''den )
İMZA İŞLERİNDEN SORUMLU Başbakanlığa günde ortalama 1700 belge gidiyor. Belge dediğimiz resmî ya da özel evrak. Sadece kendilerini değil, dünyayı idare eden ABD başkanının masasına giden evrak sayısı ne kadardır dersiniz? Küçük bir devlet büyüklüğünde olan dev holdinglerin patronlarının masasına günde kaç evrak gidiyor? Bir hesap yapalım. Başbakan günde her evraka yarım dakika ayırsa günde on saat evraklara göz atması lazım. Bu iki sebepten mümkün değil. Birincisi yarım dakikada bir evrakı inceleyemez. İkincisi incelese bile günde iki saatini evraklara ayırması mümkün değil. Bu işi yardımcıları da yapamaz. Başbakanlık personeli yapar, diyorsanız personelin çözeceği yahut karara bağlayabileceği bir evrak niçin Başbakanlığa gelsin. Aynı işi bakanlık personeli, vilayet personeli, belediye personeli de yapar. 920''lerin on milyonluk Türkiye''sinin yönetim şeması ile 2002 Türkiye''sini yönetmek mümkün mü? Kaldı ki 920''lerde Türkiye nüfusunun yüzde 80''i köylerde yaşıyordu. Köydeki adamı yönetmek demek karneyle gaz, şeker, Amerikan bezi dağıtıp hır çıktığında da iki jandarma göndermekten ibaretti.

