Kaydet
a- | +A

Lafı gezdirmeye gerek yok; kanaatimi söylüyorum: HSYK 2010 referandumundan sonra organize bir grubun kontrolüne girmiş. Yollar ayrıldıktan sonra HSYK hakkında kamuoyuna üfürülen veya sızan haberlerin yüzde 90'ı yalan olsa kalan yüzce 10'u dahi endişeye kapılmaya yeterdi. Biz vatandaş olarak bu vahametin farkına paralel yaygaralarından sonra vardık. Peki devlet ne zaman fark etti, etti mi, ettiyse neden üç sene sessiz sedasız bekledi?

Bir ülke, kendi kurulunu/kurumunu birilerinin tasallutundan kurtardığı zaman, bunu bir başarı, zafer, galibiyet sayar mı?

Savaşlarda şu cephe düştü, burası geri alındı olur.

Yine teknik olarak 2010'dan sonraki düzenlemede başkalarının kontrolüne girdi, demek ondan önce de başkalarının kontrolündeydi anlamına gelir. Ancak 2010 öncesinde organize bir yapı yerine zihniyet ağırlığı ön planda olduğu bugünkü gibi cephe savaşı görüntüsü yoktu.

...

Ben teselliyi şöyle buluyorum: 2010 sonrasında olduğu gibi bir amaç için bir araya gelmiş veya getirilmiş organize bir yapı olmadığı müddetçe üyelerin çoğu keyfi hareket etse, öyle dedikleri gibi yandaşlık beklentisi olsa dahi risk bir önceki yapının kırkta biri kadar değil. Bu, her hâlükârda ve herkes için bir önceki yapısından daha iyi, en azından daha az zararlı anlamına gelir. Ancak bu yapıyı muhafaza etmek için Süleyman Şah Türbesi gibi başına ihtiram kıtası dikemeyiz. Yarın da başka vesile ve fırsatla başkaları başımıza iş açar. Genel seçim gibi her dört yılda bir yargı mensupları işi gücü bırakıp seçim kampanyası, lobicilik, aday karalaması yaparsa iki dönemin sonunda orası siyasi bir kurum haline gelir. Köklü düzenlemeye kadar AYM'nin orada kadrolaşmanın önünü açan çarşaf liste uygulamasından vazgeçilirse, her üye en fazla bir adaya oy verebilir kuralına dönülürse kurulda her görüşten insan olur. Her grup ağırlığı oranında temsil edilir ve kurul asli işine döner.

İfrat-tefritten nasıl kurtulacağız? Bağımsız yargıdan herkesin anladığı farklı. Tabii efendim herkes hesap verecek, derken yanlış yaptığı düşünülen bir hakimin, savcının HSYK üzerinden işine son vermek hesap sormak olur mu? Emir komuta olur. Bir mahkemeden şikayetiniz varsa bir üstüne veya diğerine gidecek ve hemen netice alabilecek (bu, istediğinizin olacağı anlamına gelmiyor) bir yapı kuracaksınız. Hakim, sudan sebeblerle, düzmece gerekçelerle disiplin soruşturmasına maruz kalırsa, sicilinin bozulmasıyla tehdit edilirse nasıl karar verecek?

Biz neden şikayetçiydik? Paralel yapının bu yolu kullanmasından.. Bu yolla kadrolaştığından.. Peki yeni kurulun organize olmadığı için onlar kadar tahrip edici olmasa da aynı yolu denemeyeceğinin teminatı ne? Bunlar iyi insanlar öyle şeyler yapmazlar, demek teminat sayılıyor mu?

Bunlar tek merkeze bağlı olmadığı için o kadar kolay değil demek başta söylediğim gibi benim için tesellidir.

....

Dilerim bundan sonraki hayallerimiz YÖK gibi olmaz. Hani hep YÖK'ten şikayetçiydik ya.. YÖK, rejimin Kuvayı İnzibatiyesi gibi çalışıyordu.

Kadro değişti şikayetlerimiz bitti. Bizim itirazımız kadrolara mıydı yapıya mıydı?

Çok şükür üyeler değişti HSYK derdimiz bitti, olmasın. Paralel mazeretinin de nihayetinde bir raf ömrü var.

ÖNE ÇIKANLAR