O iki savcı deyince sizin aklınız nereye gider? Muhtemelen evvela 17 Aralık savcılarına gider. Falanla filan..
Değilmiş.
Sonra nereye gider?
TIR'ları durduran savcılara gider.
Aaa onlarmış.
Peki ne karar verilmiş? O iki savcı başka illere tayin edilmiş.
Neden tayin edildiklerine dair bir açıklama yapılmış mı?
Hayır yapılmamış. Sadece tayin edilmiş.
Bu
işler niye bizim anlayabileceğimiz şekilde yürümüyor. Biz nasıl
anlıyoruz? Ortada bir suç, ihmal, bildik hiyerarşinin dışında bir
yapılanma varsa şunlar ya da bunlar o işlere bulaşmışsa ya doğrudan
açığa alınır aklanınca döner veya ikide bir örtülü, imalı, dolaylı
ithamda bulunulmaz.
Bu işi yapacak bir mekanizmamız ve mevzuatımız yok mu?
Yargı, yasama, yürütme deyince devamı şöyle oluyor: Kuvvetler ayrılığı.
Yargıya müdahale olsa, "yargıya müdahale vaaaaaaar" diye ses çıkmaz.
Misal 97, 98, 99'da yargıya müdahale vardı. Ama bir tek yargıya müdahale haberi yoktu.
Yargıya müdahale var, diyen hakim yoktu.
Yargıya müdahale var diyen savcı yoktu.
Yargıya
müdahale var diyen yüksek yargıç.. Yargıtay başkanı, üyesi yoktu.
Anayasa Mahkemesi başkanı yoktu. Ama yargıya müdahale vardı.
Hakikaten bu ilginç.
Ben
şöyle bir sonuç çıkardım. Kuvvetler ayrılığı ihlal ediliyor endişesi,
kaprisi, kompleksi değil bu. Devlet devlet olunca, ekonomisiyle,
ordusuyla, bağımsızlığı ile yasama yürütme yargı ihlal derdi olmuyor.
Çünkü oraları veya oralar üzerinden karar mekanizmalarını
parmaklayamıyorlar. Bazı bakımlardan çaresizliğiniz varsa, dışarıdan
parmak sokanlar içerideki kanalları ve uzantıları vasıtasıyla duruma ve
ihtiyaca göre ya yargıya müdahale var diyerek feveran ettiriyor ya da
diktatörlük geliyor diye.
Yine bir ara not: Diktatörlük dönemlerinde hiç diktatörlükten şikayet olmamış.
30'lar, 40'lar..
50'de biraz soluklanma var, diktatörlük feveranı başlatılmış.
Yargıya müdahale yaygarası yargıya müdahale edildiği anlamına gelmiyor.
Bu yaygara yüzünden ulusal güvenlik konusu sayılabilecek işlerde bile karar vericilerin eli kolu bağlanıyor.
Müstemleke şartlarından kurtuluncaya kadar bu iş böyle.. Anlamakta zorlansak da böyle, kabullenemesek de böyle.