Kaydet
a- | +A

Ergenekon davası ile şöhret olan savcı twitter hesabından habire bombardıman yapıyor.

Ben okurken tedirgin oluyorum, sıradan bir insan, sıradan bir iş için, dava için, soruşturma için bu savcının karşısına çıktığı zaman ne yapar?

Bozdağ'ın dediği gibi manavın tavassutu ile mi gider? Gerçi sıradan insanları rahatlatacak bir ihtimal yok değil. Muhtemelen zihnen küçük davalarla uğraşmayı bırakmıştır. Ulusal bir davadan ve dava ile gelen şöhretten sonra hangi iş olsa dosyayı okumak bile ona ağır gelir.

Mizansen ihtimalini bile düşünmüyor değilim. Halen görevde olan bir savcı güya isim vermeden başbakana habire hakaret ediyor, bir işlem yapılmıyor veya yapılamıyor.

Size göre işlem yapılamıyor olması veya yapılamıyormuş gibi görünmesi kamu vicdanında kimi temize çıkarır.

Kimi masum gösterir?

Kimi tedirgin eder?

Kime öfke duyulur?

Bu acizlikse kimin acziyetine yorulur?

Eğer bir üçkâğıt, alavere dalavere yoksa yani kayıkçı kavgası değilse bu tarz faaliyetler, adına paralel dedikleri yapıyla ilgili her türlü tedbiri, operasyonu, kamuoyunun büyük bir ekseriyetinin vicdanında meşru hale getirir.

Her şeye rağmen ipin ucunu bırakmayan adamlar.. "Görev aşkı" diyen çıkar mı?

Bir şey yapılamayacağını düşünüyor olamazlar. O ihtimallerin hepsini hesap etmişlerdir. Ama görünen o ki, kamuoyunun bu tavrı nasıl algıladığına dair hiçbir çalışmaları olmamış. Yakın çevreden gelen sinyal ve alkışla gidiyorlar ve bana göre hasımlarına çalışıyorlar.

(Burada hasım yerine hangi kelime kullanılabilir. O tweetler husumet kokuyor. Görevden alınan polis şefinin tweetleri de savaş tamtamı gibi.)

....

Beni şaşırtan bir tavır daha var. 17 Aralık'tan sonra -ara çözüm olarak- Türkiye genelindeki bütün emniyet müdürlüklerinde tayinler, nakiller, görevden almalar oldu. Haklıydı, haksızdı, kurunun yanında yaş da yandı, yanmadı, mağdurlar vardı yoktu tartışmalarını bir an için unutup millet bu işten ne anladı, nasıl anladı sorusunu sorduğunuz zaman şu çıkıyor:

-Vay be, emniyette ne biçim yapılanmışlar, hükümete kafa tutacak hâle gelmişler.

Böyle bir algıdan sonra polis tayin ve nakillerine, görevden almalara.. paralel medya olarak özel bir önem verdiğiniz zaman, bu haberlerle yatıp kalktığınız zaman, 10 haberden dördünü HSYK, Yargıtay ve Polise ayırdığınız zaman ne yapmış olursunuz?

O insanlara destek olmuş sayılmazsınız. Bir yanlışı, varsa bir adaletsizliği duyurmuş sayılmazsınız. Siz o işe o şekilde el attığınız zaman kamuoyunda mağduriyet algısı oluşmaz. Bu adamlar bu adamlara bu kadar sahip çıktıklarına ve bunlarla yatıp kalktıklarına göre demek ki iç içeler ve aynı halkaya dahiller algısı oluşur. Oluştu da zaten. Bu halkanın hedefi korkutuyor insanları.. Sivil toplum örgütü poliste yargıda niye yapılansın?

...

Yoksa tasfiye edilirken bilerek, bilmeyerek, öfkeyle, kinle bir başka projeye mi hizmet ediyorsunuz. Bu süreçte hakikaten -size göre- mağdur olanlar varsa siz onlara da zarar veriyorsunuz. Sizin onlara desteğiniz ve hükümete husumetiniz kamuoyunu tedirgin ediyor. Sizin tedirgin ettiklerinizin sığınacağı yer neresi?

Bu işi 30 Mart'ta çok iyi yaptınız. Yüzde 45'in içinde -bana göre- en az yüzde 10 payınız var. Eğer kabul ederseniz sizi tebrik etmek istiyorum.

ÖNE ÇIKANLAR