Kaydet
a- | +A

Aneeeee... ... Televizyon yarışmalarına katıldınız mı? Günde ortalama telefon eden bir milyon dörtyüz bin kişinin arasında mısınız? Mehmet Ali''ye yalvardınız mı? "N''olur biraz yardım edin!" Anladık; herkes arıyor, herkes izliyor, herkes yalvarıyor da... Bu işin sonu nereye varacak? Adam buzdolabını, çamaşır makinesini beğenmiyor; evi, arabayı kaçırdım diye... Araya aile dramları da serpişiyor. Kayıt yaptırıp günlerce bekleyeceksin. "Dedeciğim telefonu fazla meşgul etmeyelim, televizyondan arayacaklar." Zırr diye çalan her telefona atlayacaksın; canlı bağlantıya gireceksin. Mehmet Ali''nin belden aşağı esprilerine katlanacaksın. Tam, servete kondum diye sevinirken, sunucunun istediği kıvamda gürültü koparamayacak, kelimeyi bilemeyecek, kıç üstü oturacaksın. Gâvur memleketi değil ki "aile psikoloğu"na taşınasın. Ne olacak şimdi? *** Başkalarının sevinç çığlıklarıyla reytinge katkıda bulunmaya daha ne kadar devam edeceğiz? Otomobil, para, beyaz eşya.. Bunlar da alışkanlık haline gelip cazibesini kaybedince sırada ne var? *** Biz TRT''yle mutluyduk. Bülent Özveren''in bilgi yarışmasını birincilikle bitiren taş çatlasa üçyüz bin lira kazanıyordu. Üstelik çatır çatır bilgisini ortaya koyduğu için, kazandığında kimsenin gözü yoktu. Birinci olan, takdir kazanırdı. Televizyon dünyasından bu yarışmaların hazırlığına da bulaşmış bir dostum söylemişti. Bu tip toplum önünde kazanılan büyük hediyeler, genellikle sahibine sıkıntı getiriyormuş. Tabii, kesin bir kural değil... Ama genellikle böyleymiş... Artık siz, inancınıza göre bir yorum getirin...

Buharlı tren Buharlı trenlere binenlerin, görenlerin hep farklı insanlar olduğuna inanırım. Sanki daha duygusal olurlarmış gibime gelir. Duygusal ve şanslı. İstasyonda yolcu bekleyenlerin.. Gecikince görevlinin manyetolu telefonla bir önceki istasyonu aramasına şahit olanların, mors alfabesi ile haber geçen telgraf makinesini dinleyenlerin.. Yolcu ettiklerine ya da yolcu edilirken el sallayanların.. birinci mevki, ikinci mevki, üçüncü mevki biletlerini görenlerin.. "Geliyor" sesiyle dışarıya koşuşan insanları seyredenlerin.. Eski trenlerin düdük sesini duyanların diğerlerine göre daha iyi insanlar olduğu duygusuna kapılıyorum bazan.. Sanki bu insanlar kötülük etmezlermiş gibi.. Aldatmazlarmış gibi.. Merhametli olurlarmış gibi bir his.. Böyle birşey olur mu, olmaz.. Ama insan böyle bir duyguya kapılabilir.

ÖNE ÇIKANLAR