Bir ülkede, gündemi meşgul eden önemli bir konu varsa önemsiz konular hep ihmale uğrar zannedilir.
Böyle durumlarda önemsiz işler arada kaynamaz, yine hale yola koyulur ama seyircisiz maç gibi olur.
Biz sadece sonuçtan haberdar oluruz.
Ülke terörle yatıp kalkarken.. Sınırı öbür tarafa geçtik geçiyoruz gerilimi varken konuşulacak konular vardır, konuşulamayacak konular vardır.
Telekomda grev var.
Niye var, bileniniz var mı?
Allahü alem çok kimse oranın artık bir kamu kurumu olduğunu bile bilmiyordur.
Orada kaç kişi çalıştığı da kimsenin derdi değildir.
Haberlerde kulağınıza çarpmıştır..25.000 lafları var satır aralarında.
Sözleşmeliler hariç.
Türkler uzaktan da olsa hakemlik etmeyi sever.
Hakemlik etmek için bazı şeyleri bilmek lazım.
Bu 25 bin kişi ne istiyor, işveren ne veriyor?
Burası bir kamu kurumu olmadığı için, size ne ne istediklerinden ne verdiğimizden denilebilir.
Saygı duyarız.
Ama isim isim olmasa da hiç olmazsa belli örneklerle bir Telekom çalışanı statüsüne kıdemine göre ne kadar maaş alıyor, buna karşılık ne istiyor bilinirse her Türk gibi doğuştan hakemlik kabiliyetimizi devreye sokar sen haklısın, sen haksızsın..hadi artık uzun etmeyin vs. deriz.
...
Bir rivayet var: Telekom''da aslında işler 5000 bilemedin 6000 kişi ile çok rahat götürülür ama orası eskiden kamu kurumu olduğu için ihtiyacın beş katı eleman alınmış deniliyor.
Bu doğru mu?
Bu doğru ise aynı dert her kamu kurumunda vardır ve büyük bir dert demektir.
Dert hepimizin demektir.
Zaman zaman bilgilendirilmemizin ne sakıncası var?
Duygularımızla hangi tarafta yer alacağız?
Şartları bilmeden bu işi nasıl yapabiliriz?
25.000 kişi greve gitmiş.. Niye gitmiş, ne alıyorlar, ne istiyorlar, ihtilaf konusu ne?
İşi sessiz sedasız götürmeyin, bizi de dertse derdinize, keyfse keyfinize ortak edin. Kafamız karışmasın.
Biz kolay kandırılırız. Asgari ücretle yüzbinlerce insan çalşmak için sırada bekliyor dedikleri anda kafamız karışıyor.
İhtiyacın beş katı adam var, denildiği zaman kafamız karışıyor.
Ohooo, neresi öyle değil ki denildiği zaman allak bullak oluyoruz.
Yanlışlarımızı düzeltin ki, nerede duracağımızı bilelim.

