Cumhurbaşkanlığı seçimi parlamento seçimlerinden sonra yapılsın, yahut genel seçimler cumhurbaşkanlığı seçiminin önüne alınsın derken beklentimiz ne? Muhtemelen parlamento aritmetiğinin değişmesini bekliyoruz. Ama tam böyle ifade etmiyoruz da, bu parlamento seçmenin meylini birebir yansıtmıyor gibi şeyler söylüyoruz. Siyasiler farzı muhalli cümleleri sevmezler. Ama farzedelim ki seçimler öne alındı ve tablo üç aşağı beş yukarı bugünkünün aynısı oldu. O zaman, "evet artık söylenebilecek bir şey yok..buyurun cumhurbaşkanını seçin" denilecek? ... Hani Kıbrıs gibi konularda, "Bu devlet politikasıdır" deniliyor ya..Malum bizde cumhurbaşkanı devleti temsil ediyor.
O zaman niye cumhurbaşkanını devlet seçmiyor. Bu iş her 7 yılda bir bize ya da parlamentoya yük oluyor. Bana soran olsa cumhurbaşkanının iyisi kötüsü olmaz, derim. Kim seçilirse seçilsin. Ankara''nın teamüllerinde acizlik sayılmasa, muhalefet kimi istiyorsa onu seçin, derim. Bu işi kavga konusu yapıp bizi gerince kimin adına bu kavga verilmiş oluyor. ... Sine-i millet rivayetleri dolaşıyor ortalıkta. Sine-i millet deyince bir isteğini yerine getirmek ya da sesini duyurmak için çatıya, elektrik direğine, köprünün korkuluklarına tutunan adamlar geliyor aklıma. Döneriz laflarını hep duyduk da daha sine-i millete dönenini görmedik. Rivayet o ki vakit yaklaşınca, genel seçimlerden önce cumhurbaşkanı seçilmek istenirse..muhalefetin onayı alınmazsa..iktidar partisi başkanı aday olursa..CHP sine-i millete dönecekmiş. Döner mi bilinmez. Ama dönerse dönsün, deyip geçiştirilecek bir konu değil. O işin sıkıntısı uzar gider. Sonra meşruydu değildi fasılları başlar. ... Herkes benim gibi uyumlu ya da vurdumduymaz olsa Ankara hep rahat eder. Niye uyumluyum, şunun için: Kimi seçerseniz seçin, diyorum. İster genel seçimlerden önce yapın ister sonra.. İsterseniz on yılda bir seçin. İsterseniz gelen saltanat gibi ömürboyu kalsın. Canınız nasıl isterse...

