Kaydet
a- | +A

Soruyu Gültekin Avcı sordu, BDP'nin Başkanı başkasına verdiği mülakatta cevaplandırdı.

Bu sorunun muhatabı neden BDP anlayamadım. O da anlayamamış olacak ki, şöyle demiş:
"Devlet nerede kaç silahlı terörist olduğunu bilseydi zaten şimdiye kadar öldürürdü. Bilmediğine göre, bu silahlı insanların silahlarını bırakıp sınır dışına çıktığı nasıl doğrulanacak?
Başbakan silahlarını bırakıp gitsinler deyince böyle bir soru ve beklenti oluştu."
Sayı ve yer belli olsa, işte denir ki 3700 kişi vardı. 3658'i çıktı yani sınırı terk etti.. Geride kaldı 12 vs.. Yahut şu kadar silah vardı, bırakın dedik.. Yarısı bırakılmış.. Öbür yarısı nerede?
Bana kalırsa soru da güzel, cevap da güzel ama bu güzellik bizim problemi çözmüyor.
Bir zamanlar Yaşar Paşam (Büyükanıt) Kandil'i BBG evi gibi gözetliyoruz demişti. Belki monitör başına oturup çıkanları tek tek sayarlar.. Silahları nasıl sayarlar bilemem.
Şakanın sırası değilse derim ki, bu biraz da kabul meselesi.. Olmuş kabul etmek, farz etmek. Yooo biz öyle kabul etmek, farz etmek, var saymak yok saymak anlamayız diyorsanız  âkil adamlara danışın..

Sayıştay diye bir kurum kalmazmış
Kim olduğunu bilmiyoruz, Sayıştay'dan bir yetkili demiş ki: Teklif bu haliyle yasalaşırsa Sayıştay diye bir kurum kalmayacak..
18 Nisanda iktidar partisi milletvekillerinin imzasıyla  TBMM Başkanlığına  Sayıştay Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi sunulmuş.
Detaylarına kafa yoracağınızı zannetmiyorum. 
Çok meraklısı bu düzenleme ne getirir ne götürür bakabilir. Ben 10-15 yıldır Sayıştay olmasa ne olur diyenlerden olduğum için Sayıştay'dan bir yetkilinin "bu düzenleme Sayıştay'ı bitirir" endişesi bana müjde gibi geldi.
Böyle kurmaca haberlerde kahraman hep bir yetkili, bir general, bir uzman, bir partili olur. Genel Başkana yakın bir partili, Karargâhtaki bir general, Sayıştay'daki bir yetkili.. Kimse çıkıp adını versin. Adını veremiyorsa konuşmasın.
Bu düzenleme kurumu bitirir endişesine saygı duyabilmemiz için kurumun bitmemiş haliyle yaptığı hayırlı işlere, denetimlere bir iki örnek versin. 
Nerede ne denetim yapılmış da neye engel olunmuş. Usulen yapılan işlerden hayır gelmez. Yürütmenin başındaki isim, isterse her kamu kurumunu her bakımdan çok pratik şekilde denetletebilmeli. Gerekli görürse özel sektörden insanlara denetletebilmeli. Evrak tamam mı, mühür var mı harcamanın makbuzu var mı, amirin imzası var mı.. Bana ne teferruattan.. Bu kadar imza mühür, müfettiş, teftiş amir ve memura rağmen olan zaten oluyor. Ordu da her birimini sabah akşam denetliyordu. Siz askerdeyken hiç denetleme geçirmediniz mi? Kamu harcamalarının Sayıştay denetiminden geçmiş (geçiyor olması) sizi iç huzura kavuşturuyor mu? Şükürler olsun, Sayıştay var da, içimiz rahat diyen var mı?
Bana kalırsa Danıştay da fazladan bir kurum.. İdarenin işlemlerini de normal mahkemeler denetlesin.

ÖNE ÇIKANLAR