Toplumu kışkırtan provokatörler var, deyince ne demiş oluyoruz?
Biz masumuz. Bizden kaynaklanan hiçbir eksik yok. Aslında huzursuzluk da olmayacak ama, provokatörler olmasa.
İftiracılar var, ne demek?
...
Yalancılar var, ne demek?
Düşmanlar zaten hep var.
Teröristler vardı, şikâyet konusuydu ortadan kalktı kalkıyor.
Kötü niyetliler var.
Ahlaksızlar var.
Peki siz ne istiyorsunuz?
Provokatörler olmasın!
Başka?
İftiracılar olmasın!
Başka?
Haberleri çarpıtan da olmasın!
Başka?
Sabırsızlar olmasın!
Başka?
Kimse kötü niyetlilerin oyununa alet olmasın!
Başka?
Bizim söylediklerimize inansınlar, diğerlerine kulak tıkasınlar!
Başka?
Bize hep güler yüzlü davransınlar, sitem etmesinler, surat asmasınlar, sokağa çıkma deyince çıkmasınlar, hadi dağılın deyince dağılsınlar, gelin deyince gelsinler, toplanın deyince toplansınlar, seçin deyince seçsinler, kapatın deyince kapatsınlar, tamam artık uzatmayın deyince uzatmasınlar..
Hile hurda, sahtekârlık yapmayın, yapmasınlar.. Arkamızdan kuyu kazmayın, kazmasınlar.. Şikâyet etmeyin, etmesinler..
Peki siz ne yapacaksınız?
Yoksa haklı mısınız? Sert olsanız bir dert, mülayim olsanız başka bir dert, ağır müeyyidelere kafa yorsanız daha başka bir dert.. Bu işin ortası nasıl bulunacak. Her şey denk giderken birdenbire ne oldu da işin büyüsü bozuldu?
Bilmiyoruz.
Ama şöyle bir mukayese yapabiliyoruz:
Alman devlet erkanı, İngiltere'de Majestelerinin bakanları provokatörlerden şikâyet etmiyor.
Yöneticinin böyle konulardan şikâyetini doktorun mikroptan, bakteriden şikâyeti gibi mi kabul ediyorlar nedir?..
Şikâyet etmiyorlar. Sadece gereğini yapıyorlar.
Şikâyet dili hoş değil.

