Rize''de yan yana iki fabrika var, biri özel sektörün öbürü kamunun.
Üretim (çay) kapasiteleri aynı.
Birinde 450 kişi çalışıyor, öbüründe 150 kişi.
Birinde maaşlar 150 milyon, öbüründe 550 milyon.
Birinde
işçiler sabahleyin geliyor, kart basıp içeri giriyor, öbür kapıdan çıkıp kendi tarlasına gidiyor.
550 kişinin yapacağı iş yok..
Öbüründe sabahleyin içeri giren sekiz saatlik mesaiyi doldurmadan çıkamıyor.
150 kişinin çalıştığı ve 150 milyon maaş aldığı fabrika çalışanlarının şimdilik zam talebi yok.
Bulduklarına şükrediyor hele şu krizi atlatalım diyorlar.
450 kişinin çalıştığı, üçte ikisinin boş oturduğu oturanın da yatanın da 550 milyon lira aldığı fabrika çalışanları zam istiyor.
Bunları birilerinin çıkıp anlatması lazım.
Hep konuşulan çıplak ücretler.. Bazı iş kollarında yan ödemeleriyle birlikte maaşı 2 milyara ulaşanlar var.
Onlar da zam istiyor.
.....
Devletin ambulasındaki
şoför işçi statüsünde.. Doktorun 2.5 katı maaş alıyor.
Ambulans örneği yıllar önce bir gazetede yayınlanmıştı. En çok maaş alan şoför, sonra hemşire, sonra doktor.
Normal bir ülkede
böyle bir fotoğraftan sonra Bakanlar Kurulu toplanır bu meseleyi çözmeden de dağılmaz.
Bizimki gibi anormal ülkelerde ise
hep büyük nutuklar atılır.
Vatan, denir.
Kahramanlık denir.
Düşmanlardan ,
Vatan için can vermekten,
Boyun eğmemekten,
Başı dik tutmaktan
sözedilir.
Bu adamların yüz tanesi, ikiyüz tanesi vatan için canını verse
1150 olan dolar kuru 1149''a inmez.
Tersine karışıklık mı var endişesiyle yükselir.
Yani bunların can vermesi de dert.

