Savaşta ağlama sızlama olmaz.
Efendim masum insanların içine sızanlar var.
Sen de sızacaksın.
Yönlendiren, provoke eden gruplar var.
Sen de yönlendireceksin.
Efendim bunların asıl niyeti başka.
Deşifre edeceksin.
Halkın anlayacağı şekilde ve kabak gibi ortaya çıkaracaksın.
Bunun mazereti yok.
Bunun tek mazereti olur o da biz onlar kadar güçlü değiliz.
Onlar kadar imkanımız yok.
Mukayese çok ahlaki değil ama tekniği aynı.
Bazı ülkeler şu sebeble bu sebeble Suriye'deki muhalif grupları organize ediyor.
Onların arasına sızıyor.
Onlar adına eylem yapyor.
İnsanlık için yaptığını söylüyor.
Başkaları da benim ülkemdeki muhaliflerin göstericilerin arasına sızıyor.
Onlar adına eylem yapıyor..Yakıyor..Yıkıyor.
Savunmamızı nasıl yapıyoruz:
Bizde seçim var, demokrasi var, sandık var, sandıkla gelenler var..Bu gerekçenin arkasından ne geliyor:
O halde bizde bu tarz eylemlerin olmaması lazım.
Örtülü savaşın hukuku olmaz.
Herkes elinden geleni yapar. Gücümüz varsa bedel ödeteceğiz. Yoksa bir müddet bedel ödeyeceğiz.
Ağlayıp sızlayacak zaman değil.
Halkın sağduyusu diye birşey olmaz.
Halk, 12 eylül olunca, "Allah razı olsun paşam!" der; "Sayenizde gün yüzü gördük. Huzur ve güven ortamına kavuştuk."
İki sene sonra anayasa oylaması olur: Yüzde 93 evet der.
Seneler sonra referandum olur, darbecilerin anayasasına hayır, der.
Ne olur Ecevit gelip bizi kurtarsın der: sene 99
Yerle bir eder sene 2002.
Yeter söz milletin der: 1950.
Katil Menderes der 1960.
Çok asil ve zarif ve nazik insanmış der: 1990.
Halkın ipiyle kuyuya inilmez..Ama nezaketen söylenmez de.
Özel harp daireleri, toplumla ilişkiler başkanlıkları..Uzmanlar, heyetler tam da bugünler içindir ama bizim heyetler, kurumlar yıllarca başkaları için çalışmış.
Başkalarının arabasına binmiş.
60'ta İngilizler için, 80'de Amerikalılar için, 71'de birazı Amerikalılar için birazı İngilizler için çalışmış.
Bizim için çalışan var mı bilmiyorum.
Varsa gün bugündür.
Buyurun siz yönlendirin halkı.
Bu ülkeyi parmaklayanları doğduklarına pişman edin.
Deşifre edin.

