Bu
seçimin galibi kim deyince oy oranlarına mı bakmak lazım? Bana göre
yanıltıcı olur. Galibin belli olmasına daha dört ay var. Bu seçim
sürecinin ve dün gecenin ahlaksızı belli oldu: Paralel medya...
28 Şubat sürecinde tetikçilik yapan medya bile işi bu "dereke"ye indirmemişti.
Belki size abartılı gelecek ama Bulgar, Yunan, Alman televizyoncularından bir ekip kurup, "Her türlü ahlaksızlık serbest. Elinizden ne gelirse yapın, sorumluluk bize ait" denilmiş olsaydı bu iğrenç yayınları yapamazlardı. Eğitimli İngiliz ekip yapabilir miydi bilmiyorum. Televizyoncuları zorlanırdı ama operasyon birimindeki ekiplerin bir kısmı zorlanmazdı.
.....
Bu yerel seçim değil genel seçim sayılırmış, 2011 oylarına göre yüzde 2 azalma varmış bu da başarısızlık demekmiş. Sanki oy oranı yüzde 65 olsa başarı sayacaklarmış gibi.
Neyse galip mağlup işine siz bakın, ben size başka bir konuyu hatırlatayım: Bu seçim sonunda şu oldu, bu oldu listesi yapılabilir. O listeye bir ilavem var. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin fizibilite çalışması gibi oldu.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri iki turlu olacak. İlk turda adaylardan biri yüzde 50'yi aşarsa ikinci tura gerek kalmayacak.
Artık bloklar kesin hatlarıyla ayırıldı. Oylar kemikleşti. Bu hesaba ve dağılıma göre iktidar partisinin adayı ikinci turda yüzde 45'in üzerini nereden tamamlayacak?
MHP'liler oy verir mi?
CHP'liler verir mi?
BDP'liler verir mi, ne kadarı verir?
İnatlaşma olursa öbür blokun adayının seçilme ihtimali bile var. Ya 2007'de olduğu gibi, MHP, filanı aday gösterirseniz desteklemeye hazırız, diyecek ya da mutabık kalınan biri aday gösterilecek.
Daha neler olacağından habersiziz. Ama göz ucuyla bakınca Gül'ün şansı biraz daha artmış gibi görünüyor. Hem yüzde 45'lik dilimden önemli ölçüde oy alabilir hem de MHP'lilerin ve bir kısım CHP'lilerin desteğini.
2. defa aday olma niyeti ve hesabı olduğu için bu süreçte iktidar partisinin tabanını hoş tutma ihtiyacı oldu. Eğer 2. defa aday olur ve seçilirse şu tarafı bu tarafı hoş tutma, dengeleri koruma derdi kalmayacak. Bu ne demek? Artık birçok konuda tavır koyabilir, ben de buradayım diyebilir, veto sayısı artar, tayinlere nakillere müdahale olur.. Bu da birazcık örtülü koalisyon demektir.
....
Ben hâlâ diğer blokun Başbakan'a, "Sözümüz söz, partiyi bırak Çankaya'ya çık, sen de rahat et biz de rahat edelim, yeter ki işlerimize karışma" demeye hazır olduğunu, bunu dediği anda ortalığın sütliman olacağını düşünüyor ve inanıyorum. O zaman paralel medya bile boynunu büküp şirinlik yapmak için sıraya girer; tabii o güne kadar kalırsa...

