Bu saatten sonra kaset, kayıt, ses, belge, bilgi sonucu değiştirmez.
Onların ifadesiyle "yolsuzluğa rağmen" seçmen desteğinin devam etmesinin sebebi ne olabilir?
Zannediliyor ki, bu iş zorlamayla, polise yargıya müdahale ile, yine onların ifadesi ile sansürle sağlanıyor.
Oysa hor gördükleri seçmen (ki bu işi ara sıra ben de yapıyorum) işi çözmüş.
Öyle zannedildiği gibi mahkeme kararı bekleyen, "hele sonuçlansın da bakalım" diyen, "eyvah eyvah yolsuzlukların üstü de örtülecek" endişesi taşıyan yok. En azından AKP'nin seçmen tabanında yok.
Yolsuzluk yapılıp yapılmadığı konusunda da kanaat sahibi olmuş. "Yolsuzluk iddiaları seçmen tercihini acaba nasıl etkiler" sorusuna cevap aradığımıza göre esas olan seçmenin ne hissettiği ne karara varacağı değil mi?
İllerde, ilçelerde, merkezde yolsuzluk yapıldığını düşünüyor. Ama iktidarı yolsuzlukla itham edenler iktidara göre daha karanlık, daha kötü niyetli, daha tehlikeli olduğu için.. Olduğunu düşündüğü için.. Yolsuzluğa rağmen desteğini çekmiyor.
Mesela TIR baskınına bir açıklama getiremiyor.
Sizi samimi bulmuyor. Siz bastırdıkça tercihi pekişiyor.
Not: Yolsuzluk konusundaki kanaatimi daha önce paylaşmıştım, tekrarlıyorum:
Cumhuriyetin ilanını milat alırsak bu ülkede yolsuzluk, suistimal, kayırmacılık hep oldu.
"Hep oldu boş verin olmaya devam etsin, sefaları olsun" anlamına gelmez. Hesabım çok basit. Toplam yolsuzluk rakamlarının millî gelire oranını bulup baksanız gittikçe azaldığını görürsünüz. Buna rağmen seçmen intikam almaktan hoşlanır. Bazı hallerde sanki ilk tercihi dürüstlükmüş gibi davranır. Ama bu sefer durum farklı. İtham edenlerin karanlık dünyası seçmeni korkuttu, kenetledi. Belki seçimden sonra "biraz toparlanın, kendinize çekidüzen verin" talebi olabilir.
Seçimin sonucu belli oldu, seçimden sonra neler olur zaman gösterecek.

