(Bayburt hesabı Bağdat'tan döner)
AKP'de Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasını Erdoğan'dan daha çok isteyen isimler var. Hayırdır inşallah, diyesim geliyor.
Biri, "Başbakanımız Köşk'e çıkmak isterse bir engel yok. Cumhurbaşkanımız partimizin başına dönmek isterse başımızın üstünde yeri var" dedi.
Bunu diyen Bülent Arınç. 2007'de de Gül'den yana tavır koymuş, bir başkasının aday gösterilme ihtimalini ortadan kaldırmıştı.
Arınç'ın bu açıklamasından sonra iki gün içinde çözüm yolunu bile hazır ettiler.
Bir diğer isim, "Kimin cumhurbaşkanı olacağı belli" dedi.
Üçüncü isim: Bayburt modelini teklif etti. Başbakan cumhurbaşkanı olacak. Çok kısa bir ara dönemden sonra Bayburt milletvekili istifa edecek, orada ara seçim yapılacak, Gül milletvekili seçilip gelecek, kongrede genel başkan olacak, emaneti devralacak.
4. isim (Bayburt Milletvekili), -Bu projede bana düşen rolden- "Onur duyarım" dedi.
...
Çok değil, üç ay öncesine gidip o günlerde söylenenlere bakınca bugünkü manzaranın garipliği daha iyi anlaşılıyor.
Hepimiz hep bir ağızdan "Efendim bu Erdoğan'sız AKP projesi" dememiş miydik.
Sonra büyük uzmanlar ve bizim gibi ufak tefek küçük isimler bunun iki yolunun olduğunu, ağrısız sancısız yolun, cumhurbaşkanlığına çıkıp siyasi alanı boşaltmak, ağrılı sancılı yolun ise partinin yerel seçimlerde hezimete uğratılarak dağıtılması, Erdoğan'ın uzaklaştırılması.. Sonra bir başka isim etrafında toparlanma olduğunu söylemişti.(tik)
Ben de o günlerde ağustos ayındaki sonuca bakarak ne olup bittiğini anlayabilirsiniz demiş ve 4 seçenekli bir şablon vermiştim: https://www.turkiyegazetesi.com.tr/ahmet-sagirli/577982.aspx
Şimdi ne değişti ki, düğün bayram hazırlığına başladık?
Ya dün anlatılanlar yalandı ya bugün yapılanlar.
Hani istiklal mücadelesiydi. Zaten partinin bırakılacağı ima edilseydi o sancılı dönemi yaşamayacaktık.
(Bu arada dün yayınlanan ABD Büyükelçisi Francis J.Ricciardone'nin demecini okumanızı tavsiye ederim. O demecin satır aralarından ABD ilişkilerinde bir sıkıntı olduğu anlaşılıyor. Biz "rağmen"li iş yaparken önünü arkasını ve bütün ihtimalleri hesap ettik mi?
Paralel devletle ilgili söyledikleri de enteresan: Biz elimizde bir paralel devlet dedektörüyle gezmiyoruz. Bu kavram Amerikalıların anlayabileceklerinin çok ötesinde bir şey. Bunun ne anlama geldiğine karar vermek de, karşılığında ne yapılacağına karar vermek de Türklerin kendisine kalmış. Ne anlama geldiğini bize sizler söyleyeceksiniz. Biz de bu meseleyle nasıl başa çıktığınızı büyük bir ilgiyle takip edeceğiz.)
...
AKP demek, yanlışıyla doğrusuyla Erdoğan demektir. Erdoğan'sız bir AKP'nin oy oranı yüzde 20-25 civarında kalır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra genel seçimler var. Genel seçimde AKP yüzde 20-25'te kalırsa Mesut Yılmaz'lı ANAP gibi olur.
Gelsin ara dönem.. Gelsin koalisyonlar..
1991-2002 dönemini bir kere daha yaşarız.
Doğal geçişlerde problem yok. Problem müdahaleli geçiş. Düşman var, diyerek 30 Mart'ta seçmeni sipere yatırdılar.. Şimdi Bayburt formülü diyorlar.. Bu, seçmeni aldatmak demektir.
30 Mart sonuçları Gül'ün ikinci defa aday olma ihtimalini arttırdı, o kadar. Değiş tokuş fantezisi ne oluyor?

