Kaydet
a- | +A

Oh, oh diyesi geliyor insanın. Ne kadar güzel; nerede bir taşı oynatsalar altından pis kokular geliyor. Dürüstlük sembolü olarak lanse edilenler bile kokuyor. Bir de ağır olduğu için şimdilik yerinden oynatılamayan büyük taşlar var.. Onlar da kıpırdatılabilirse ortalık lağım yerine dönecek. İyi de olacak. .... Arazilerin yüzde 70''i devletin.. Bankaların yüzde 70''i devletin. Böyle bir ülkede yolsuzluk olmaz da ne olur? Dürüst adam arayarak işin içinden çıkamazsınız.

Bu işleri gerçekten önlemeye niyetli olsalardı, arazileri ve bankaları elden çıkarırlardı. En dürüst geçinenlerinin bile böyle bir niyetleri yok. ... Ankara iş takip merkezi haline gelmiş. Her gidenin hesabı ne koparırım, nasıl bağlarım, nasıl yolarım üzerine kurulu. Aslında bu pisliklerin de üstesinden gelirler ama onlar ne yapsın.. Yolsuzluktan beter irtica tehlikesi var. O tehlikeyi bir kenara bırakıp bu işlerle uğraşamıyorlar. Devlet bütün gücüyle, kuvvetiyle irticaya odaklanınca yolsuzluk fışkırıyor. Dönüp yolsuzluğa dalınca irtica fışkırıyor.. Gericilik, bölücülük de var.. Demek ki sıraya konulmuş. Önce bölücülük, sonra irtica, sonra yolsuzluk, sonra refah, sonra demokrasi. .... Bu işlerin üstüne gitmek zannedildiği kadar kolay değil.. İskambil kağıtlarından kurulan şato gibi.. Birini oynatsan öbürü yıkılıyor. Ben şu kadarını anlayabildim: Dürüstlükten çok fazla sözedenden korkacaksın. Demokrasiden çok sık sözedenden. Ülke için canını vermeye hazır olduğunu sık sık tekrarlayandan. Mutlaka altında bir bit yeniği vardır. Belli konuları hep gündemde tutanlara da iyi bakmak lazım. Ya oradan geçiniyorlardır ya da siz gösterilen yere bakarken götürüyorlardır. .... Çalsın çırpsınlar. Yakında çalınacak hiçbirşey kalmayacak. Ondan sonra rahatlayacağız. Çaldıklarıyla geçinebileceklerini de zannetmeyin. Haydan gelen huya gider.. İkinci nesile kalmaz, sürünecek hale düşerler.

ÖNE ÇIKANLAR