Kaydet
a- | +A

2000 senesinde Bağdat Caddesinde hız yarışı yapanların sebep olduğu kazada kızını kaybeden baba, geçen gün şöyle bir şey dedi:

"Yargı süreci 10 sene sürdü.. Yerel mahkemeden Yargıtay'a giden bir dosyadaki teknik bir hata için, 'düzeltin yeniden gönderin' yazısının yerel mahkemeye gelmesi iki sene sürüyor.

Artık dosyalar Yargıtay'a market arabaları ile taşınıyor. Bir trafik kazası davası bu kadar sürerse, diğer davalar ne kadar sürer.

Ergenekon diye bilinen dava ne kadar sürer?"

On senede sonuca bağlanamamış bir dava.

Silivri'deki davadan söz açılınca herkes, "yahu bir dava iki sene sürer mi? Bu insanlar iki senedir içeride. Böyle adalet mi olur" diyordu.

Anayasa Mahkemesi Başkanı, bir konuşmasında hapishanelerdeki tutuklu-hükümlü sayısını verdi.

Tutuklu sayısının hükümlüden çok olduğunu, 60 bin kişinin karar beklediğini söyledi.

"Bu sayı kimseyi rahatsız etmezken, itibarlı, rütbeli makam sahibi insanlar bu sayıya dahil olduklarında yargıçların tarafsız olmadığı, usul yasalarının yanlış ve yanlı uygulandığı iddiaları söylenir hale geldi" dedi.

Düşünün, bir baba 10 yıldır bir davayı takip ediyor. Daha tam sonuçlanmamış. Hiçbirimizin haberi yok.

İçerideki 60 bin tutuklu davasının nasıl sonuçlanacağını bekliyor, hiçbirimizin haberi yok.

60 kişi ifade verince 48 saat içeride bekleyince bu ne zulümdür diye bağıranlar var.

.....

Savcılığa bir belge intikal ediyor.

Belge durumuna göre adli tıbba, yahut Danıştay davasında olduğu gibi TÜBİTAK'a, bilirkişilere havale ediliyor.

Biri imza gerçek diyor, öbürü sahte diyor, öbürü bu dokümanlar sonradan ilave edilmiş, diyor, beriki hayır orijinal, diyor, askerî bilirkişi düzmece diyor, daha önceki bilirkişi başka bir şey söylüyor.

Kamuoyunun bir kısmı imza gerçek, yahut belgeler ilavesiz orijinal diyenlere taraf gözüyle bakıyor.

Sahte değil, diyen tarafsa sahtedir diyen de taraf. Sahtedir, değildir kısmını dert etmiyorum. İnceldiği yerden kopsun.

Ama 60 bin kişinin önemli bir kısmının davasının adli tıpla, bilirkişilerle, kriminolojik incelemelerle ilgisi var.

Eğer kamuoyunda meşhur olan davaların dokümanları bu kadar farklı raporlara konu oluyorsa o insanlarınki de oluyor.

O insanlar da mağdur oluyor.

Davalı olmasa davacı oluyor.

Ama bizim haberimiz olmuyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Duymuyoruz bile.

...

AYM Başkanı, "insan onuru, sadece imtiyazlıların ve itibarlıların değil, insan olma ortak paydasına sahip, kayıtsız şartsız herkesin taşıdığı temel bir değerdir" hatırlatmasını yapmıştı.

Daha örneğine rastlayamadık.

ÖNE ÇIKANLAR