Kaydet
a- | +A

Sosyal medya utanma duygumuzu köreltti

Soma faciasından sonra sosyal medyaya bakamaz oldum. İnsanların utanma duygusu kaybolmuş.

Sosyal medyada ahkam keserken göz teması olmadığı için bazılarının bastırılmış duyguları pörtlüyor.

Bir felaket yaşanmış. İhmal olabilir, sorumluların kusurundan kaynaklanıyor olabilir.. Bilinen her türlü tedbire rağmen olmuş olabilir..

Henüz bilmiyoruz.

Böyle bir günde, bu saatte, bu anda maden ocağının kapısında ağlaşan insanlara rağmen konuşulacak şeyler var, konuşulamayacak şeyler var.

Adam sendikadan bahsediyor.. Az maaştan, hükümet yandaşlığından, taşerondan, peşkeş çekmekten... İçinde birikmiş ne kadar kin varsa kusuyor.

Göz teması olsa bunları yapamaz.

O anda taziye evinde olsa yapamaz.

Ocak başında bekleyenlerin yanında olsa yapamaz.

....

İki ay önce bir çocuk (Pamir) kayboldu sosyal medyada boy gösterenler yine utanmaz bir şekilde ikiye bölündü. Gezi parkından girip yandaşlıktan çıktılar. Babaya hakaret edildi, arayanlar kötü niyetli dendi.. Aile didik didik edildi.. Sonunda komşu havuzda bulundu. Onu bile kabul etmediler. Bunun bir kaza olabileceğini, ihmal olsa da bir kaza olabileceğini kabul etmediler.

....

Resmî açıklamayı bekleyelim, tek kaynağa itibar edelim kaygısı da yok.

Her kafadan bir ses çıkıyor.

Herkes konuşmak ve araya bir şeyler sıkıştırmak derdinde.

Ben bu insanların acıya ortak olduklarına, oradakilerin acısını yüreklerinde hissettiklerine inanmıyorum.

İnsan ilişkilerinde usul esastan önce gelir.

Üç gün susarsın, dua edersin, uzmanlığın varsa, yardıma koşarsın.. yine usulüne uygun el atarsın.. Herkes acısını yaşar, yüreğini dağlar sonra oturur muhasebesini yaparsın.

İhmal varsa ortaya konulmasını istersin.

Bildiğin bir şey varsa ihbar edersin.

"Savsaklamayalım, aynı felaketi bir daha yaşamamak için şu tedbirleri alalım" dersin.

Ortada kaza sebebi olarak teyid edilmiş bir bilgi yok.. Gürültü çıkarıp toplumu ajite edince eline ne geçecek? Kime iyilik etmiş sayıyorsun kendini.. Mağdurlara mı, ölülere mi, arkada kalıp günlerce ağlayacak olanlara mı?

Seni mutlu etmek için, kinini kusmana, zorlanmadan kusmana yardımcı olabilmek için ne yapılması lazım. "Hükümet cenahından 4 kişiyi maden ocağının kapısında asalım, rahatla" deseler idama karşı olduğunu bile hatırlamazsın.

"Soma'nın altını üstüne getirelim.. Taş taş üstünde kalmasın, ortalığı kıralım, dökelim, yakalım" deseler azıcık rahatlar mısın?

Bilgisayar başında "ohhhhh" çeker misin?

....

Her işin namuslu yapılması talebi tamam. Ama güvenlik ve tedbir paranoyasına da kapılmamak lazım. "Kaza varsa mutlaka ihmal vardır" denilemez.

....

"Her işini dürüst ve kurallara uygun yapanlar konuşsun, diğerleri sussun" denilse size göre kaç kişinin konuşma hakkı olur?

Onların zaten sesi çıkmıyor.

ÖNE ÇIKANLAR