Gazetelerde hiç haber çıkmıyor. Televizyonlar da öyle. Ya da haberlerden birşey çıkmıyor. Bulmaca çözer gibi zoraki büyütülen yahut yok sayılıp küçültülen haberleri alt alta koyunca ne denildiğini anlamak için kripto cihazına ihtiyaç var. Birisi size, son on günü özetler misin, ne olup ne bitti, ne yaptık dese.. Özeti nasıl yaparsınız? Olağanüstü toplanan mecliste TCK maddeleri jet hızıyla geçerken gelip bir yere takılır gibi olduk.. Sonra anlaştık.. Sonra kanunun yürürlük maddesini komisyona çekip beklemeye geçtik. Yine eski alışkanlık iç işimiz dedik, tavır aldık.. Sonra bir ortayol bulduk, meclisi tekrar toplantıya çağırdık, iki maddeyi geçirdik vs. Bu işi iyi niyetle yorumlamak isterseniz, hikmetinden sual olunamayan yüksek strateji, manevra kabiliyeti vs. diyebilirsiniz. O kadar yüksek bir strateji ki, vekiller bile anlamıyor. Şimdilik olağanüstü toplanıp dağılıyorlar. ..... Biz ne yapıyoruz? Bizde o kadar çok biz var ki, hükümet, parlamento, yargı, asker-sivil bürokrasi, iş dünyası.. Hepsinin eğrileri, doğruları farklı. Bazen beklentiler, hesaplar da farklılaşıyor. Zaman zaman partilerüstü, hükümetüstü, politika lafları ediliyor.. kısaca devlet politikası deniliyor ama bu politikanın nasıl oluştuğu belli olmuyor. Sanki bir kararın devlet politikası olması için, birilerinin "bizim de rızamız var, uygun gördük" demesi yetiyor. Daha enteresanı, bizim devletin eğileri ve doğruları var. Esnek değil.. Ani dönüş yapamıyor.. Dün evet dediğine bugün hayır diyemiyor.. Her işte her kararda tek çıkış kapısı bırakıyor. Zaten doğrularını alt alta yazınca ister istemez istikameti tekleşiyor. Tren yolu gibi oluyor. Sözler, söylemler, sloganlar yarım asırdır aynı. Çelişkilerimize açıklama getirirken, "bizim durumumuz özel"den öteye birşey söyleyemiyoruz. Resmi ideolojisi olan birkaç ülkeden biriyiz. Düşe kalka bir yere doğru da gidiyoruz. Aslında iyi yere doğru gidiyoruz. Gönül isterdi ki, biz de Sovyetler gibi makas değiştirme işini kendi irademizle yapalım. Ön hazırlık yapalım. Onu da beceremedik.. Son durağa yaklaştık hâlâ eski türküleri çalıyoruz. Yarın AB işi olsa da olmasa da ister istemez üç beş yıl içinde makas değiştirmek zorunda kalacağız. Eğriler doğrular değişecek. Hiç olmazsa o günlere hazırlık kabilinden söylemlerimizi biraz yumuşatsak.. Asla, zinhar, kat''a, yerine olabilir, düşünülebilir, mümkündür, niye olmasın, o da bir ihtimaldir, daha iyi bile olabilir, yanlış yapmış olabiliriz.. moduna geçsek.
Belediye Başkanı Eskiden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı gazetelerde çok sık yer bulurdu. Hemen her gazetenin bir iki sayfasında Gürtuna haberleri olurdu. Yeni başkan eskisi kadar gazetelerde görünmüyor. Bu, başkandan mı kaynaklanıyor, gazetelerden mi.. Bir hesap vardı o mu bitti, Ankara ile İstanbul aynı kapı mı sayılıyor bilmiyorum. Tek bildiğim eskisi kadar haber çıkmıyor.

