Kaydet
a- | +A

Herhangi bir kurumda, bir konuda karar vermek gerektiği zaman kim verir? Bu kurumun neresi olduğuna, ne konuda karar verileceğine bağlıdır.

Öyle acil durumlar vardır ki, karar vermek gerekir.. Karar verecek adam (irade) oturur evet ve hayırların riskini hesap eder, tereddüt ettiği konularda bilgi alır, "Şöyle yaparsak ne olur?", "Yapmazsak ne olur?" der ve son sözünü söyler:

-Bu işe giriyoruz!

-Girmiyoruz!

-Bekliyoruz!

-İlgilenmiyoruz!

-Müdahale ediyoruz vs.

Bu mantıkla bizim ülkemizdeki kamu kurumlarının ve merkezî yönetimin karar mekanizmalarına bir bakın, sizin hafızanızdaki şablona, tahminlerinize, hayallerinize uyuyor mu?

Son sözü kim söyler, teklifi kim getirir, kim şu konuları araştırın, diyebilir.."Tartışma bitmiştir, gereği yapılsın!" diyebilir..

Olur mu öyle şey, her şey belli, diyebilirsiniz. Belli olan ne?

Son sözü söyleyecek olan kim?

Tıpkı özel sektördeki gibi son sözü söyleyecek adam, devlet mekanizmasının her katındaki adam, "Akşam bana bir uğra, şu konular araştırılsın, gelirken filanı da getir..Yoğunum eve uğrayın, birkaç gün konuşmayın, yemekte görüşelim" diyebiliyor mu?

Bizdeki görüşmeler tarafların müzakeresi biçiminde geçiyor.Hem de devletlerarası müzakere gibi. Üç olmasa bile sanki 2.5 ayrı devlet varmış gibi.

Bir taraf oturdu, öbür tarafla görüştü.. Öbür taraf dedi ki..

Tamam, herkes her istediğini söylesin ama sonunda bir adam, hepinizi dinledim, kararımı veriyorum:

-Yapılacaktır, hayırlı olsun, diyebiliyor mu?

...

Eskiden tıkanılan yerde araya bir devlet lafı sokuşturulurdu. Bıktırdı, kabak tadı verdi, öfke biriktirdi..Sonra müesses nizam gibi yine başı sonu belli olmayan, elle tutulamayan, gösterilemeyen her türlü sorgudan sualden azade bir sığınak bulundu. Şimdi bu kavramla avutulup korkutuluyoruz.

Müesses nizam derken ilahi nizam der gibi ağızlarını şapırdatanlar var.

Başınıza müesses nizam kadar taş düşsün.

Kaç neslin ömrünü heba ettiniz.

ÖNE ÇIKANLAR