Artık bir kısım insanların iki yüzü var. Biri bilip tanıdığınız, komşuluk ettiğiniz, mesai arkadaşı olduğunuz, alışveriş yaptığınız yüzü.. Öbürü sosyal medyada takma isimle boy gösterdiği yüzü.
Biz filancayı tanımıyoruz.
"Nickname"i ya imamın baldızı, ya kutup ayısı, ya Afrikalı bir abla.. veya bir başka isim.
Veya ekip olarak çalışan bir grup.. Belli bir plan dahilinde konuları ele alıp paslaşıyorlar, önemli değil.
İlgimi çeken işin bu tarafı da değil. Ben takma ismine biçtiği rolle asıl isim arasındaki uçurumu merak ediyorum.
Çevremde görüyorum: Bazı isimlere kafayı takmışlar. O ismin yazdıklarına göre bir tip tahayyül ediyorlar. Günün birinde, 'işte hep merak ettiğiniz takma isimli kişi bu', diyerek herhangi birini televizyonda teşhir etseler şaşırmayacağımız biri çıkar mı?
'Ben de tam böyle biri olacağını tahayyül etmiştim', der miyiz?
Belki de o isimlerden bazıları günlük hayatta karşılaştığımız, selamlaştığımız, beyefendi, hanımefendi diye hitap ettiğimiz insanlar olabilir. Yahut olabilir mi?
Amirimiz, memurumuz, mesai arkadaşımız olabilir mi?
Görevliler dışında ne tip insanlar ikinci bir isme (takma isme) ihtiyaç duyar. Takma isimde o adamın hangi yüzü görünür?
Çok iyi gözlemciler yazdıklarına ve diğerlerine karşı tavırlarına bakarak hastalığının ne olduğunu, nelere meyilli olabileceğini anlayabilir mi?
Ben bir iki deneme yaptım tutturamadım.
Mesela orada yağıp gürleyen vurduğu yerden ses getiren biri gibi görünen adam, çok pısırık ve ezik çıktı.
Kararsız kalıyorum. Bazen şablona takılıp 'gerçek hayatta suç olan her şey sanal dünyada da suçtur. Bu insanlar takip edilip suç varsa hesap sorulmalıdır', diye düşünüyorum.
Bazen de 'toplumda biriken cerahatin, drenaj kanalı gibi bir yer.. Bırakalım herkes neyi varsa akıtsın, rahatlasın, günlük hayatında kendine ve diğer insanlara daha az zarar verir, toplum öyle ya da böyle rahatlar.. Atar tutar, kusar boşalır.. Böyle bir kanal lazım', diyorum.
Söylentisi bile herkesi hizaya sokar. Duyulsa ki, hükümet Twitter ile masaya oturdu, mutabakat sağlandı, artık istenen her isimle ilgili bilgi verilecek.. kullanıcılar için tedbir ve temkin başlar.
....
Twitter'ın mevcut hâlinden istifade eden ülkeler vardır. Kim edebilir? Bu şirketlere ev sahipliği yapan Amerika.. İşine gelmese üyelik için isim teyidi şartı getirirler ve iş biter.
Teyid nasıl olur? En kestirme yol kredi kartıyla.. Üye olandan bir lira alacağız veya alıp iade edeceğiz. Sonra takma ismin ne olursa olsun.. Karşılığına razı isen istediğini yaz. Bedelini ödemeye hazırsan hakaret et. Yollardan biri bu.. Ama o ülkenin ya işine gelmiyor ya ihtiyacı yok.
İkinci yol ne?
Öyle bir teknik altyapın ve elemanların (uzmanların) olur ki, devlet olarak istediğin isme istediğin zaman erişirsin.
Zaten beş on örnekten sonra herkesin sesi soluğu kesilir.
Üçüncü yol ne? Hiç ilgilenmezsin.. Herkes orada gazını boşaltır, söver, sayar, hakaret eder, rahatlar veya bıkar..
Dördüncü yol ise tescil işini kolaylaştırır, 'itibar görmek isteyen ismini tescil ettirsin, trafiğe öyle çıksın' dersin ki, bunun için de Twitter'la iş birliğine ihtiyaç var.
Biz henüz 'diz çök ey twitter' basamağında olduğumuz için bekliyoruz. Yapacak çok şeyimiz yok.

