Adnan Kahveci''nin ölmeden önce son iyiliği olacaktı, ömrü yetmedi.Fiilen uygulanmadığı halde yürürlükte olan o kadar çok kanun var ki, hukuk fakültesini bitiren gençlere "derleme vazifesi" verseniz
iki yıl yetmez.
Binlerce kanun.. Çıkarılmış kalmış.. İşe yaramıyorsa niye kalıyor.. Yarıyorsa niye uygulanmıyor.
Uygulanmaması suç olmaz mı?
Bizim kamu yönetimi sade işlerden hoşlanmıyor.
...
Ben 17 sene önce duydum. Bir heyet kurulmuş, kanunlarımızı tarayıp elden geçirecekmiş.. Uygulanması
imkansız olanların kaldırılmasını teklif edecekmiş.. Bazı kanunlar günün şartlarına uygun hale getirilecekmiş vs..
17 sene önce Bülend Ulusu başbakandı.
O günden sonra kaç heyet kuruldu, kaç hükümet geldi gitti.. Hâlâ çalışmalardan bir haber yok.
Biz işi bitirmekten de hoşlanmıyoruz.
Kötü niyetli olmak şart değil.. Bugün kurun aynı heyeti, işe başlasın.. Daha yolun dörtte birini gitmeden iki hükümet değiştiririz.
Ondan sonra gelen sıfırdan başlar.
...
Savcı bile
feryat ediyor: Hazırlık soruşturması gizlidir diyor, oysa biz olup biteni gazetelerden okuyoruz.
Bizden önce gazetelerin haberi oluyor. Bu medyanın haber alma marifeti değil.. Kurumlar ya da güçler arasındaki mücadelede kullanılması.
Yayın yasağına rağmen
yazılmayan, söylenmeyen ne kaldı.. Sonra usulen bir soruşturma başlatıldı, sadece başlatıldığını duyduk.. Bir ay sonra onu da unutacağız, ister istemez onlar da unutacak.
Birileri özellikle unutturmamaya çalışsa usulen bir ceza verilir, o da paraya çevrilir.
...
Mevzuat berrak olursa işleri kılıfına uydurmak zorlaşır.. Şimdi öyle değil, önce karar verilip sonra mevzuatta yeri bulunabiliyor.
Yanlış deseniz bile hem sizi kimse duymaz hem de o arada yüzlerce yeni yanlış bulunur.

