İlkelerden sözedilirken kurumlarıyla, kurallarıyla filan denir. Demirbaş laftır. Belli başlı kurumlar deyince de kimi hiyerarşik sırayla, kimi ekranda çok duyulana göre, kimi dirayet ve azamet sırasına göre bunları alt alta üst üste yazar. Ne bileyim ben mesela şöyle yazılabilir. Parlamento denir. Parlamento bizde hep yüce parlamento olarak adlandırılır. Bu da bir nezaket midir, hasret midir bilmiyorum. Malum parlamento derken yasama demiş oluyoruz. Sonra yürütme denir. Sonra yargı denir. Sonra herkesin gönlü hoş olsun diye kuvvetler ayrılığı denir. Bu şu demekmiş: Birbirlerinin mahkumu ve hakimi olmamak. Diğerleri yürütmenin alt başlıkları olarak anılır. Yine alışılagelmiş serzenişler vardır: Yargı bağımsız mı değil mi diye tartışılır. Yürütme yasamanın içinden çıkarsa birbirlerine karşı nasıl bağımsız kalacakları sorulur. Ben bunları sormayacağım.
Çok kimse gibi ben de bıkıp usandım. Daha basit formüle edeceğim. Eski usul bakkal terazileri gibi düşünün.. Dedikleri doğru ise bu kurumların birini bir kefeye, öbürünü diğerine koyduğunuz zaman ağırlıklarının eşit gibi olması lazım.. Dengede durmaları lazım.. Duruyor mu? Bırakın kuvvetler ayrılığını, aynı kuvvetin (mesela yürütmenin) alt kurumlarını iki ayrı kefede tek tek deneseniz biri hep dibe oturur.. Bazı kurumların otonom, yarı otonom görüntüsü var. Eskiden üniversitelerden dert yanılırken bu tabir kullanılırdı. Sanki otonom, derlerdi. Şimdi otonom demek ayıp olacağı için milletin emrinde deniyor.
Hür irade Anladım abi. Kıbrıs konusunda son sözü, Kıbrıs''ta yaşayan Türk halkı (soydaşlarımız) hür iradeleriyle söyleyecekler. Bu hür irade önünde, hür irademle eğiliyor kararlarının hayırlı olmasını diliyorum. Aslında ben hür irade meraklılarından değilim. Emir veren birisi olsa bile gocunmam. Üstelik hür iradelik işlerden daha mert bir tavır gibi gelir bana. İradem de yorulmaz. Mecliste oylamaya son anda yetişip, ne oylandığını, konunun ne olduğunu, evet mi, hayır mı denileceğini kestiremediği için kestirme bir yol olarak grup başkanlarına bakıp parmağını kaldıranlar gibi yaparım. Sonra da hayırlı olsun, derim.

