Kaydet
a- | +A

Müfettişler ne iş yapar? Çok da üstümüze vazife değil. Bana sorarsanız olsa ne, olmasa ne?

Farzedin ki bir belediyemiz var.. Belediye ile ilgili şaibeler var. Bu şaibeler üstüne ilgili yüksek kurum o belediyeye

3000 tane müfettiş gönderdi. Gönderirken de dedi ki:

" Aman beyler, işi ciddi tutun. Yüce devletimizin kuruşu ziyan edilmiş olmasın. Bu kuruşlarda tüyü bitmemiş yetimlerin, emeklinin, dulun, ihtiyarın, malûlün, gazinin hakkı var."

Müfettişler düşer yola..

Girdiye çıktıya, evraka, makbuza, faturaya tek tek bakarlar..

Aaaa, bütün hesaplar düzgün.

Rapor yazarlar:

"yapılan inceleme sonunda.."

İnceleme sonuçları hep temiz çıkar.

Nadiren ufak tefek kalem hataları olur.

Prosedür hatası olur.. Onlar da düzeltilir, ikaz edilir.

Bu ne anlama gelir?

Bütün belediyelerde tek kuruş rüşvetin dönmediği, tüyü bitmemiş yetim hakkına riayet edildiği, kör kuruşun bile yerli yerine harcandığı anlamına gelir.

Belediyelerin bir de BİT''leri var.. Oralar özel şirket statüsündedir. Sayıştay''ı, Bakanlığı ilgilendirmez. Oraya maliye bakar.

Girdi çıktının hesabı tutulmuş mu?

Tutulmuş.

Vergi verilmiş mi?

Verilmiş.

Kaçak var mı?

Yok.

Eee, bu ne anlama gelir? Oraların da çok temiz olduğuna.

Ne alıp ne sattığından, kimden alıp kime sattığından, kaça alıp kaça sattığından, niye alıp niye sattığından kime ne?

Hesap kitap mükemmel..

....

Müfettişler bankaları da inceler

oralarda da hesapların mükemmel olduğu görülür.

KİT''leri inceler tertemiz oldukları sonucuna varılır.

Karakollar denetlenir, ödüllük oldukları anlaşılır.

Okullar denetlenir bizi bile şaşırtacak kadar temiz, bakımlı, verimli oldukları anlaşılır.

Bu güzel memleketin her kurumunun tertemiz olduğu da.

...

Kamu hastanelerinin hemen yanında

vakıflar tarafından (Ki bu vakıflar duruma göre ya o hastaneyi

yaşatma yeşertme vakfıdır, ya da ile ilçeye hizmet vakfıdır)

gönül rızası ile yapılan bağışları kabul eder.

Buna da anayasamız engel değildir.

Misal Sultanahmed Meydanını Tertemiz Etme Vakfı kurarsın.

Belediyeye yolu düşenlere böyle bir vakıf olduğunu hatırlatırsın. Türk milleti yardımseverdir.. Belediyeye uğramadan önce vakfa uğrarlar.. Cömertçe yardım ederler.. Sen de başkanlığı bırakıp giderken

vakfını da alıp götürürsün.. Hizmetlerine başka bir sahada devam edersin.

Vakfa yardım etmek suç değildir.. Ama şöyle bir soru sormak nezaketsizliktir:

Beyler! Siz görevde iken bu vakfa yardım etmek için sıraya giren insanlar şimdi nerede, niye yardım etmiyorlar?

Onlar da şöyle diyebilirler: Allah razı olsun, edecekleri kadar ettiler. Biraz da başkalarına etsinler. Biz yağımızla kavrulacak hale geldik.Ticarethanelerimiz var, okullarımız var, üniversitemiz var.. Buralarda ülkenin milletiyle bölünmez bütünlüğüne inanan, ilerici, çağdaş, demokrat gençler yetiştiriyoruz."

Bu beyan aynı zamanda şu anlama gelir: Bize, gözünün üstünde kaşın var diyen ya bölücüdür ya da gerici.. Ayağınızı denk alın.

Belediye BİT''leri de bu aziz millete belediye vakıfları gibi hizmet etmenin değişik bir yolu.

Adliye vakıfları var..

Polisi sevme, koruma, kollama vakıfları var.

Öğretmen vakıfları var.. Kabul etmek lazım ki en garibanı öğretmen vakıfları.. Aidatlarla ayakta duruyorlar.

Ama öbürleri öyle değil.. Karakola, mahkemeye, adliyeye yolu düşen

vakfa yardım etmek için can

atıyor. İnsanlar da haksız değil.. Öğretmen vakıflarına yolları düşmüyor.

ÖNE ÇIKANLAR