Olur böyle vakalar... Parlamentodan söz açılınca şablon haline getirilmiş cümleler vardır:
Yüce milletin kalbi..
Hür irade..
millet adına.. vs.
Yine her oylamada şöyle denir:
Milletvekillerimiz hür iradeleriyle, milletin ve memleketin selameti için vs.
Bu nasıl iş? Vekiller oylarını hür iradeyle kullanabiliyor ama hür iradeyle aday olamıyor.
Ya da bazıları olabiliyor, bazıları olamıyor.
Veya hür irade bloklar halinde tecelli ediyor:
İktidar ortaklarının hür iradesi, muhalefet partilerinin hür iradesi..
Bu ağırlıklı olarak iki partinin çoğunluğu teşkil ettiği parlamentolarda da böyle oluyor.
İktidar partisi milletvekillerinin hür iradesi hangi tarafı gösteriyorsa muhalefetin milletvekillerininki tersini gösteriyor.
Yine geçmişteki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hür iradenin parti sayısına bölündüğünü gördük.
Partinin milletvekili sayısı 53.. Adaylarına oy veren hür irade 53..
Milletvekili sayısı 172.. Adayın
aldığı oy 170..
Demek ki bu biraz farklı bir hür irade..
Dün akşamdan
itibaren yeni bir tabir daha öğrendik: Töresel demokrasi..
....
Vatandaş birilerini görünce iki büklüm oluyor.
Vekili daha avantajlı.. "Ulan ben milletvekiliyim, defoool!" diyor.
Hadi sen de de bakalım..
Görev başındaki memura hakaretten başlar,
Şikayetin nasıl geri alınacağını öğreninceye kadar devam eder.
....
Bütün bunların özeti şudur:
İşinize gelirse..
Kaldı ki gelmezse de yapabileceğiniz birşey yoktur.
Esas olan vatanın bölünmez bütünlüğüdür.
....
Çok da dert etmeyin.. Şu olmuş bu olmuş, sizin açınızdan hiçbirşey değişmez.

