Kaydet
a- | +A

İşsiz gazetecilerin sayısı 3000''e ulaşmış.. Bir meclis kuracaklarmış.. Bizde adettir, başı dara düşen

Ankara''ya koşuyor.

İşsiz gazetecinin Ankara''dan ne talebi olabilir?

Şöyle bir talep olabilir:

Bir kanun çıkarılsın, hiçbir gazeteci ölünceye kadar işten atılamasın.

Kaşının üstünde gözün var, denilmesin.

Öldükten sonra çocukları da işe alınsın.

Bence talep netleştirilmeli.

Hükümet bu değerli insanlar için şöyle bir iyilik yapabilir:

Atıl bir kamu binası tahsis edilir.

Bir matbaa hibe edilir.

Birkaç yıl ödemesiz uzun vadeli kredi

verilir.. Sonra da denir ki:

İşte size matbaa, bina, sermaye.. Güzel bir gazete çıkarın..

Satın..

Para kazanın..

İşe adam alın..

İşten adam atmayın..

Bol bol zam yapın..

Bu işin en iyi şekilde nasıl yapılacağını gazete patronlarına gösterin.

Biz yapamayız diyorlarsa (misal ben de yapamam) 3000 kişiyi TRT kadrosuna alsınlar.

TRT''nin kadrosu 11.000.

3000 daha artsa ne olur?

Onu da yapamıyorlarsa

11 binlik kadroyu üç bine düşürsünler de eşitlik sağlansın.

Bir işyeri düşünün ki sayıyı ona katlıyorsun masraf dışında sonuç değişmiyor, onda bire düşürüyorsun yine değişmiyor.

Bu özetle, orada çalışan 10.000 insanın olsa da olur, olmasa da hesabına dahil edilebileceğini göstermez mi? Hesap böyle yapılıyorsa varsın 3000 kişiyi de oraya alsınlar..

.....

Bu ülkede hergün binlerce esnaf iflas ediyor, dükkanını kapatıyor.. Kamu veya özel sektörde şu veya bu sebeple işinden olanlarla, esnafın arasında ne fark var ki kimse ne olacak esnafın hali demiyor?

Ne olacak baklavacının, börekçinin, kaportacının, kuru temizlemecinin, ayakkabı tamircisinin, terzinin, inşaatçının, sıvacının, boyacının, tavukçunun, simitçinin hali niye denmiyor?

Onlar niye Ankara''ya gitmiyor.

Onlar niye iş garantisi istemiyor?

Telekom''da çalışan insanların imtiyazı ne?

Ya da THY''de..

Onlar da bizim gibi aynı şartlar da yoğrulsun.

.....

Bakın yanlış anlamayın, ben insanlar mağdur edilsin demiyorum: Eğer Ziraat Bankası kapatılacaksa çalışanlarına on yıl boyunca işe hiç gelmeden maaş ödensin.

On yıl içinde gidip kendilerine iş bulsunlar.

Telekom satılacaksa.. Eleman azaltılacaksa onlara da aynı şey yapılsın: On yıl maaş ödensin..

Bütün kamu kurumlarını kapatıp herkesi evinde maaşa bağlasalar kamu harcamaları dörtte bire düşer.. O da bu ülkeyi kurtarır.

.....

Bütün bunların bir ön şartı var: Elde hazine arazisi, orman, lojman, resmi araç, kamu binası kalmayacak.

ÖNE ÇIKANLAR