Üç liderimiz bir zirve toplantısı daha yaptılar.. Kararlar almışlar.. Bunlardan biri de Telekom''un süratle özelleştirilmesiymiş. Daha önce yüzde yirminin blok satışına talip çıkmamıştı ya.. Şimdi satılacak payı yüzde 34''e çıkarmışlar.. Yüzde 34''ünü alacak olana da yönetimde temsil hakkı tanımışlar.. Tanıyacaklarmış. Peki yine talip çıkmazsa ne olacak? Yine bir liderler zirvesi yapılır, pay 49''a çıkarılır.. Acil özelleştirme kararı alınır. Yine talip çıkmazsa .. Çıkmazsa alacak olanlar düşünsün. Daha önce çıkardığımız kanun ancak yüzde 49''a izin veriyor.. Biz de satmayız.. Veya yine bir liderler zirvesi yaparız (Tabii o zamana kadar zirvelik lider kalırsa) 49''unun 51 yapılması için kanun değişikliği teklifinin acilen meclise sevki kararı alırız.. Acilen kanun çıkarırız.. Bu arada unutmayın Türkler için acil kararlar 15 yıl içinde alınan karar demektir.. Acil deyince ağzınız kulaklarınıza varıp akşamdan sabaha olacak zannetmeyin, aziz sevgili yurttaşlarım. .....
Elin gavuru Şimdi bu haber bir Türk gazetesinde çıksa açar telefonu oturtursun adamı yerine. Yazanı da, yayınlayanı da basanı da hizaya sokarsın. Bir de sert açıklama yaparsın ortalık süt liman olur. Haber New York Times''ın... Onları nasıl hizaya sokacağız.. Türkiye''de askerlerin dediği olur, diyor.. Onlar olur demeden AB''ye girilmez anlamına gelecek şeyler söylüyor. Askerlerin her konuda söyleyecek sözü vardır, diyor. 12 Eylül''ün üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen herkesin hâlâ askerleri dinlediğini yazıyor. ....
Acil demiştik de Japonlar bize bir teklif getirmişler.. İstanbul''da mikro risk analizi yapalım. Binaları tek tek elden geçirelim. Hangi bina hangi şiddette yıkılır, muhtemel sonuçlar ne olur size rapor edelim. Bu işin maliyeti 7 milyon dolarmış.. Adamlar para da istemiyor. İş bir tarafıyla Dışışleri Bakanlığını ilgilendiriyormuş.. Belediye de dokuz aydır bakanlıkla yazışıyormuş.. Hâlâ "buyurun gelin " deme aşamasına gelinememiş. Eee, kolay iş değil.. Biraz daha düşünmek, gerekirse bir komisyon kurup "Gelsinler mi-gelmesinler mi" konusunu enine boyuna tartışmak lazım. Okkalı oturaklı devletlerde bu tip konularda ayaküstü karar verilemez. Telefon açıp "Hadi gelin, bekliyoruz" denilemez. Konuşulur, tartışılır, rapor yazılır, yukarıya havale edilir, yukarıdan aşağıya gönderilir, bir tereddüt hasıl olur alt komisyon kurulur. O arada hükümet değişirse bizim suçumuz ne?

