Bu kadar iddialı bir operasyonun sonunda söyleyecek başka sözümüz olmalıydı. Ankara Emniyet Müdürü, "Zanlı bizi aldattı" diyor. ... Teferruatını daha sonraki günlerde duyup okuyacaksınız.
Törenlerle Mumcu''nun katil zanlısı olarak sorguladığımız, tatbikat yaptırdığımız adamlar yalancı çıkmış. Halbuki kendimize ne çok güveniyorduk. Evin önündeki otomobilin yerini, bekçi kulübesinin yerini değiştirdiğimiz halde, "Sanık bunların yeri değişmiş.. Olay günü konumları böyle değildi.. Araba şurada, kulübe burada" diyerek doğru yerlerini göstermişti. Olaylar çorap söküğü gibi birbir çözülecekti. Namuslu adamların işe el atması keyifli oluyordu. Şimdiye kadar bir namuslu adam çıkıp bu işi çözememişti. vs. ... Biz o günlerde de oyun bozanlık edip faillerin yakalananlar olma ihtimali bulunmadığını söylemiştik. Bunu söylerken formülümüz çok basitti. Bu polisiye bir olay değildi.. Polisiye metodlarla çözülemezdi.
.... Namuslu adam saplantısından kurtulmamız lazım. Bu işler strateji işi.. Bizde strateji üreten kurum yok. Karar verme mevkiinde olanların önüne hesabı kitabı yapılmış analizleri koyacak adam da yok. Bizim dostlarımız var, bir de düşmanlarımız var. İlkelerimize karşı gelen herkes düşmanımız, yanında olanlar dostumuz. Karşı gelenler içerdeyse iç düşmanımız. Oysa dünyada böyle bir düzen yok. Hesap var, kitap var, menfaat var, strateji var, yenilmek var, yenmek var.. Pazarlık var, esneklik var, geri adım atmak var.. Fırsatını bulunca iki adım ileri gitmek var. ... Bir hafta medyayı işgal eden bir operasyonun finali böyle olmamalıydı. Demirel uzun aradan sonra ilk kabinesini kurunca bir de yolsuzluklardan sorumlu devlet bakanları ihdas etmişti. Şimdikiler de faili mechul cinayetler bakanlığı kurarak işi daha da hızlandırmayı düşünebilirler. Size şaka gibi geliyor ama yapar mı yaparlar.

