Kaydet
a- | +A

Kaseti geri sarıp kasım başına gidince ne görüyoruz?

Elde avuçta sadece "dershane problemi" var. Türkiye'nin yarısı dershane ile yatıp kalkıyor. Tweetler, kampanyalar, taraflar.
Talep masum görünüyor: Dershanelerimizi kapatma!
Daha ortada ne 17 Aralık var ne 25 Aralık.. Ne de emniyetteki personel kaydırmaları.
Kavganın tarafları olarak da hükümet ve cemaat gösteriliyor.
...
Etmeyin,

eylemeyin bu iş dershane işine benzemiyor, işin içinde iş var

diyenlere, "Niyet okuyuculuğu yapmayın, işin içinde ne olabilir. Biz

nihayetinde bir sivil toplum kuruluşuyuz ve hükümetten toplumun diğer

kesimleri gibi haklı ve masum bir talebimiz var" açıklamasını yaptılar.

Ara soru:
O

günlerde hükümet dershane konusunda geri adım atsaydı, hatta bir adım

daha geri gelip; "Bu kararımızdan vazgeçtik. Yanlış olduğunu anladık.

Dershanecilik aynen devam edecek" deseydi problem biter miydi?

Kamuoyunun

bir kısmı tarafından sözcü olduğu kabul edilen şahıs, "Neden bitmesin,

bizim başka ne niyetimiz olabilir ki" anlamına gelecek bir yazı

yazmıştı.

Yani şöyle anlayabilir miyiz? Dershane işinde geri

adım atılsaydı 17 Aralık, 25 Aralık, kasetler, sesler, kampanyalar, MİT

TIR'larını durdurma hamleleri, aleyhte yayınlar olmayacaktı.

Bu kadar basit mi?
Değilse

o zaman dershane bahaneydi. O gün yapılan açıklamalar yalandı. Her şey

planlıydı. Maraza çıkarmak için fırsat kollanıyordu. Veya seçim

tarihinin yaklaşması bekleniyordu.

Bu da mı yalan?
Doğrusu

ne o zaman? Yolsuzluk ve suistimalerle ilgili her türlü kayıt var, ama

yıllarca ne ihbar edilmiş, ne suç duyurusunda bulunulmuş, ne bir işlem

yapılmış, saklanmış, saklanmış, seçime 3 ay kala yaygara koparılıyor. Bu

mu doğrusu? Doğrusu buysa suç ortağı sayılmıyor musunuz?

Organize

çete dedikleri nasıl bir şey? Böyle değil mi? Bir ayağı kayıt tutan

merkezde, bir ayağı poliste, bir ayağı yargıda, bir ayağı maliyede, bir

ayağı medyada.. Koordineli bir faaliyet. Ortak bir hedef.. Bu da doğru

değilse geriye tek ihtimal kalıyor:

Sizi kullanan birileri

var. Olup bitenden haberiniz yok. Verdiler gazı, verdiler gazı, verdiler

gazı.. Balonunuzu havalandırdılar.. Şimdi sizi bilmem kaç yüz metreden

yere çakacaklar.

Bütün feryat figan yere düşünceye kadar.
Ne durdurma imkânı var ne havada müdahale.
30 Mart'ta AKP'nin oy oranı ne olursa olsun yere çakılmaktan kurtulamayacaksınız.
Buradan

bu anlaşılıyor. Hadi hükümet basiretsiz.. Siz niye basiretli dirayetli

her işin içinde olan her işin içine girebilen insanlar olarak bu oyuna

geldiniz?

Hükümet düşerse size alan açılacağını falan mı

zannediyorsunuz? Yarın sizi kimse hatırlamaz. Bugün müttefik görünenler

sizi tanımaz.

Tanımayacak da zaten.
28 Şubat'ta kullanılıp kenara atılanları hatırlayan hatır soran var mı?
Bu kadar yıpranmasaydınız belki cumhurbaşkanlığı seçiminde lazım olurlar diyerek bir kenarda tutarlardı.
Artık işe yarama ihtimaliniz yok.

ÖNE ÇIKANLAR