Kaseti geri sarıp kasım başına gidince ne görüyoruz?
eylemeyin bu iş dershane işine benzemiyor, işin içinde iş var
diyenlere, "Niyet okuyuculuğu yapmayın, işin içinde ne olabilir. Biz
nihayetinde bir sivil toplum kuruluşuyuz ve hükümetten toplumun diğer
kesimleri gibi haklı ve masum bir talebimiz var" açıklamasını yaptılar.
günlerde hükümet dershane konusunda geri adım atsaydı, hatta bir adım
daha geri gelip; "Bu kararımızdan vazgeçtik. Yanlış olduğunu anladık.
Dershanecilik aynen devam edecek" deseydi problem biter miydi?
bir kısmı tarafından sözcü olduğu kabul edilen şahıs, "Neden bitmesin,
bizim başka ne niyetimiz olabilir ki" anlamına gelecek bir yazı
yazmıştı.
adım atılsaydı 17 Aralık, 25 Aralık, kasetler, sesler, kampanyalar, MİT
TIR'larını durdurma hamleleri, aleyhte yayınlar olmayacaktı.
o zaman dershane bahaneydi. O gün yapılan açıklamalar yalandı. Her şey
planlıydı. Maraza çıkarmak için fırsat kollanıyordu. Veya seçim
tarihinin yaklaşması bekleniyordu.
ne o zaman? Yolsuzluk ve suistimalerle ilgili her türlü kayıt var, ama
yıllarca ne ihbar edilmiş, ne suç duyurusunda bulunulmuş, ne bir işlem
yapılmış, saklanmış, saklanmış, seçime 3 ay kala yaygara koparılıyor. Bu
mu doğrusu? Doğrusu buysa suç ortağı sayılmıyor musunuz?
çete dedikleri nasıl bir şey? Böyle değil mi? Bir ayağı kayıt tutan
merkezde, bir ayağı poliste, bir ayağı yargıda, bir ayağı maliyede, bir
ayağı medyada.. Koordineli bir faaliyet. Ortak bir hedef.. Bu da doğru
değilse geriye tek ihtimal kalıyor:
var. Olup bitenden haberiniz yok. Verdiler gazı, verdiler gazı, verdiler
gazı.. Balonunuzu havalandırdılar.. Şimdi sizi bilmem kaç yüz metreden
yere çakacaklar.
bu anlaşılıyor. Hadi hükümet basiretsiz.. Siz niye basiretli dirayetli
her işin içinde olan her işin içine girebilen insanlar olarak bu oyuna
geldiniz?
zannediyorsunuz? Yarın sizi kimse hatırlamaz. Bugün müttefik görünenler
sizi tanımaz.

