Önce olayı kısaca hatırlatmak lazım. Trafik polisi bir aracı çeviriyor.. Eksikleri var, aracını bağlayacağım, diyor. Sürücü, AKP ilçe başkanı, belediye başkan adayı..
Aracın sigortası, fenni muayenesi var. Eksiği üç yıldır trafik belgesini değiştirmemiş.
Bunun gibi binlerce olay vardır, bazıları trafikten menedilir, bazılarına müsamaha gösterilir, yarın yaptır gel evraklarını al, denir.. Başka yollar bulunur.. Buraya kadar olan kısmı yaygın hastalık.
Memur ısrar edince, sürücü valiyi aramış. Validen yardım istemiş.
Bu da bir Türk hastalığıdır. Şaşırtıcı tarafı yok. Beni şaşırtan valinin aramasından sonraki kısım. Vali ile memur arasındaki diyalog.. Memurun direnmesi.
Vali memura;
O arkadaşları kaymakamlık yaptığım dönemden beri tanırım. Sigortaları ve vizeleri varmış. Trafik belgesini yarın yenilerler.. Bırak gitsinler.
-Bırakamam sayın valim..
Vali sövmüş.. Memur da suç duyurusunda bulunmuş.
....
Siz böyle bir olayı nasıl yorumlarsınız?
a) Helal olsun o memura.. Nasıl da reddetmiş ama.
b) Ayıp etmiş vali.. Herkese eşit davranmak lazım niye böyle bir iş için aracı olmuş ki..
c) Memurun direnmesi pek görev aşkına benzemiyor. Muhtemelen geri planda bir organizasyon var ve ortak tavır belirlemişler.
d) Abi artık bu memleket değişti. Valiydi, kaymakamdı yok. Kurallar bire bir uygulanıyor.
e) Hiçbiri...
Devamı var:
Bu olaydan sonra yapılması gereken nedir?
a) Memuru ödüllendirmek
b) Memurun işine son vermek
Ben olsam bu olayı, bu yaşanmış olayı mülkiyede, polis akademisinde, sosyoloji fakültelerinde örnek olay olarak anlatır, sınıfta tartışmaya açarım.
Eşitlik ne, adalet ne, riyakârlık ne, sahtekârlık ne, çifte standart ne, doğal olanı ne, bizde niye böyle, kim haklı, kim haksız, polis memuru niye böyle davranmış olabilir, başka ne yapabilirdi, meslek aşkı diyebilir miyiz, sorularına öğrencilerle birlikte cevap arardım.
....
Bana göre bu örnek olayda, polis memurunun yapması gereken iş, bırakamam sayın valim demek yerine, "emredersiniz efendim" deyip o aracı bırakmaktı. Hatta daha ideali sadece kendini imtiyazlı zanneden o sürücüye değil, onun durumunda olan herkese, "Bakın böyle bir eksiğiniz var, 24 saat içinde işleminizi yaptırın, aksi halde 24 saatin sonunda hem aracınızı trafikten menederim hem de size ceza kesmek zorunda kalırım" demesi lazımdı. Veya ceza kesip mühlet vermesi lazımdı.
Ama bunlar genel sıkıntılar. Bizim derdimiz özel duruma açıklama getirmek: Valiye direnebilir mi direnemez mi?
Kanunsuz bir talep, emir, rica yok. Kanunsuz olsa dahi gereği yapılır zabıt tutulur. Sayın valinin telefon emriyle denilir..
Benim mantaliteme göre bu örnek olayda memurun kimlerle irtibat halinde olduğu araştırılır, görev aşkı gibi görünen bu fütursuzluğun kimlerle irtibattan kaynaklandığı öğrenilir sonra işine son verilir.
İrtibatta olduğu ekibin elebaşı varsa onun da işine son verilir. Diğerleri de ihtar edilir.
Vali işveren temsilcisi.. İşine gelmeyen gider. İsterse giderken suç duyurusunda bulunabilir.
Sizinkini de dinleyelim.

