Artık "muvazene" kelimesi çok nadir kullanılıyor.
Benim mi muvazenem bozuldu, ekseriyetin mi emin değilim. Ters yola giren Temel, "bir araç ters yola girdi" anonsunu duyunca,"Hangi birisu hepisu hepisu" demiş ya.. Bana da çoğunluk ters yolda gibi geliyor. -Veya görünüyor-
10 gün önce Devlet Bahçeli, süreci protesto mitinglerinin birinde, miting alanındaki bir grubun;
"Vur de vuralım, öl de ölelim" şeklinde slogan atmaları üzerine, "Onun da zamanı gelecek" demişti ya..
Sonra üç beş gün bu konuyu tartışmışlardı. Parti sözcülerinden biri, "Sen kimi vuruyorsun" dedi.. Bahçeli, "sözlerimin arkasındayım" anlamına gelecek şeyler söyledi.
Nedense ben bu tartışmaları çok sağlıksız bulmadım. Hatta faydalı olduğunu düşündüm. Eğer toplumun bir kesiminde bu yönde bir meyil varsa.. Asalım, yıkalım, kıralım, dökelim heyecanı yaşıyorlarsa bu heyecanı kontrol altına alma, gazı kontrollü bir şekilde boşaltma işine yarar. İleride daha büyük problemlere yol açması muhtemel potansiyel enerji toprağa akıtılmış olur.
Dün bir gazetemizde şöyle bir haber vardı:
Bahçeli'nin vur de vuralım sözlerini tasvip etmesi meyvelerini vermeye başladı.
Muğla'da ülkücü bir grupla doğu kökenli öğrenciler arasında tartışma çıktı.
Gerisi bildik sahneler..
Bu ara nağme, bu işe meyillilerin düşünmesine, biraz daha temkinli olmasına yarar.
Vur de vuralımı tasvip eden parti önderinin müdahalesi daha kolay olur.
Oturun, dersinize çalışın, uslu olun, diyenleri pek dikkate almazlar.
Ben Bahçeli'nin sürece dolaylı yoldan katkı sağladığında ısrarlıyım.
Organize toplumsal hareketlerin kimin işine yarayacağını, kimin değirmenine su taşıyacağını taşıdığını 5-10 sene geçince anlıyoruz.
Bir grup cumhuriyet mitingleri yaptı. Amirallerimiz generallerimiz örtülü destek verdi.
Kimin için ne için meydanları doldurdular kimin işine yaradı.
Yüzde 40 oy bekleyen iktidar partisinin oylarını yüzde 50'ye taşıdılar. Oysa niyetleri yüzde 30'un altına çekmekti. Onlara göre karşı tarafa hizmet etmiş oldular.
12 Eylül'den önce vatan için ölürüz, diyenler.. Karşıda durup faşizme geçit yok'la avunanlar kime çalışmış oldu?
6-7 Eylül olaylarında Beyoğlu'nu yakıp yıkanlar ne kazandı? Daha önemlisi bu millet kaç yıl sonra işin aslını anlar gibi oldu?
Böyle karışık günlerde vatan için yapılabilecek en iyi hizmet, imkân varsa tatile çıkmak.. Yoksa gidip babanın, dedenin köyünde dinlenmek.. Köy evi yoksa günlük rutin işlerin dışında istirahat buyurmak.. Ben almadan, satmadan, üretmeden duramıyorum diyorsanız vatan için değil kendiniz için alın, satın, kazanın, harcayın.. Sazan gibi vatan işine atlayınca pusulanız şaşar.. Çıkamazsınız işin içinden.. Öğrenciyseniz üç ay daha sıkın dişinizi, tatile hazırlayın kendinizi..
Ben vatan için çalışmadan duramam.. Kıracağım dökeceğim diyorsanız yolunuz açık olsun.. Kendi düşen ağlamaz.
Vatan sizden susup oturma hizmeti bekliyor, şimdilik.

