MGK nispeten sempatik hâle geldi. Artık o koltuklarda baston yutmuş insanlar oturmuyor. Ben üç beş sene öncesine kadar o masayı Politbüro üyelerinin toplantılarına benzetirdim. Ciddiyetin karşılığı asık surattı. Hep taraflar olurdu. Hükümet ve asker. Asker eleştirilerini sıralar hükümet savunurdu. Cumhurbaşkanları da güya arayı bulurdu.
Uzuuuuun süren toplantıların sonunda bir açıklama yapılırdı:
"İç ve dış tehdit konuları ele alındı. Ayrıca..."
Şimdi samimiyetle merak ediyorum. Bu büyük insanlar bu kadar yıl içinde kurumlarıyla, uzmanlarıyla, istihbarat teşkilatlarıyla, kurmaylarıyla, karargâhlarıyla, uzay üssü gibi olmakla övündükleri GES'lerle, Bizim için oralar BB evi gibi dedikleri monitör başındakilerle neyi tehdit görüp neye karşı tedbir almışlar?
Bakın bugün paralel yapı tehlikesinden söz ediyorlar. Herhalde kolay anlaşılsın diye böyle söyleniyor. Hukukçu Ticaret Bakanı, "paralel devletten söz edemeyiz ama devletin işletim şeması içinde paralel uygulamalar olduğuna dair iddialar var" diyor. Hukukçu ya.. Hukuka uygun konuşuyor herhalde.
MGK masasında iç ve dış tehdit konuları ele alınırken, "delil getirin arkadaşlar" mı deniyor?
Ortalığı sarmış bir ağ var. Bize aylardır üfürülen haberlerden ve verilen örneklerden çıkan sonuç bu.
Yoksa, niye var diye gürültü koparılıyor.
Varsa, bu üç dört senede sistemi sarmadığına göre devlet niye şimdiye kadar bu işten haberdar olamadı?
Acziyetten mi, gafletten mi, düşman tanımının değişmesinden dolayı mı?
Daha düne kadar irticaaaaa diye bağıran paşalarımız vardı. Onlar görmediler mi bu yapıyı? Yoksa iç düşmanın (irticanın) üç bariz vasfı olur: Sakalı, sarığı, çarşafı.. Bir de rakı yudumlamaz... Paralelcilerde çarşaf yok, sarık yok, sakal yok.. Acaba büyük paşaları bu kılık kıyafet mi yanılttı?
Yattınız Kıbrıs, kalktınız irtica.. Yahu daha 2007'de Urfa'daki bir törende ilahi söyleyen kız çocuklarına takılmıştınız. İrticai tehlike hortladı diye.. Paralel yapının farkına niye varamadınız?
....
Demirel "karnınızdan konuşmayın" derdi. Bazı şeyleri yuvarlamak zorunda kalıyorlar anlıyorum.. Biraz var deniyor biraz yok deniyor.. Paralelci polislerin görev yerini değiştirdik. Bunlar paralelci ve zararlı ise niye hepsinin işine son vermedik. Buradan alıp şuraya koyunca ne olacak? Efendim vakti zamanı var. İşte tam oraya gelecektim: Siyasette vakti zamanı var, muhabbeti olur. Hep kutsanan devlet işlerine gelince karar almak, uygulamak, iki saati geçmez.
Adana da TIR'ı durduran paralel yapıymış.. Müfettiş gitmiş, sormuş, soruşturmuş, sonra iki askerin görev yeri değişmiş. Biz devletten bunu anlamıyoruz.
Devlet o işe sebep olanları helikopterle 3 saat içinde Ankara'ya toplayabilmeliydi. Mahkeme kararı mı lazımdı yoksa. Biz dağlarda teröristle mücadele ederken hep mahkeme kararı ile mi adım attık. Mahkeme karar verdi ateş et. Eğer dediğiniz doğru ise (ben sizin yalancınızım) böyle bir yapılanma varsa bu yapıya hizmet etmek de bir terör faaliyetidir... Ceketli kravatlı olması ya da üniforma giymesi mi işi zora sokuyor.
Ya gereğini yapın ya da artık ağlaşmayın.

