Kaydet
a- | +A

Önceki gün YARSAV'ın Ankara Adliyesinde düzenlediği toplantıda bayan koruma polisi Ankara Adliyesinde görevli olduğunu söyleyen savcıyı dışarıya davet etti.

Davet etti sözün gelimi..

Çık dışarıya, diye bağırdı.

İşin bu kısmıyla ilgilenen olmadı.

Hava raporu verir gibi saat başı açıklama yapan HSYK Başkan Vekili de bu konuda konuşmadı, Yargıtay ve Danıştay Başkanı da.

Toplantıyı organize eden YARSAV başkanı da.

Savcının feryadına da kimse kulak kabartmadı.

Bu küçük salonu bindirilmiş kıtalarla doldurdunuz. Dertlerini konuşacağını söylediğiniz Ankara Adliyesi'nin hakim ve savcıları dışarıda kaldı. Oturacak yer yok. Eğer Danıştay ve Yargıtay hakimlerinin problemleri tartışılacaksa toplantıyı kendi salonlarınızda yapın. Konuşulacak konu bizim konumuzsa neden arkadaşlarımıza oturacak yer ayırmadınız, dedi..

Toplantının göstermelik olduğunu, show amacıyla yapıldığını, YARSAV üyesi olmayanların veya YARSAV üyeleri gibi düşünmeyenlerin planlı bir şekilde dışarıda bırakıldığını söyledi.

Toplantının devamı basına kapatıldı.

Ve haber bazı sitelerde ve tv'lerde, "yüksek yargıda koltuk krizi" gibi sulandırılarak verildi.

Ben iki noktaya takıldım.

Koruma memuru bir bayan, savcıyı nasıl dışarıya çıkarmaya -veya susturmaya- yeltenebiliyor.

Bu konuda şikâyet olmadan re'sen soruşturma açmak hangi makamın görevi.

Adli yargı mensupları yüksek yargı üyelerine ve kurula (HSYK) karşı neden bu kadar öfkeli.

Bu öfke sadece habere konu olan savcının öfkesi olsa hep alışık olduğumuz gibi münferit bir olay deyip geçiştirilebiliriz. Ama toplantının basına kapatılmadan önceki bölümünden (veya toplantı öncesi gürültülerden) anlaşılan o ki, adli yargı teşkilatının büyük çoğunluğu HSYK uygulamalarından, kararlarından.. HSYK'nın oluşumundan mevzuat gereği en büyük pay sahibi olan Yargıtay'dan ve Danıştay'dan şikâyetçi..İdari tasarrufa öfkeli..Yargıtay ve Danıştay idari tasarrufta dolaylı pay sahibi olduğu için öfkeli.

Yargı bu düzenlemeye nasıl bakıyor, dediğimiz zaman neden aklımıza sadece HSYK, Yargıtay, Danıştay geliyor.

Adli yargıda görev yapan hakim ve savcıların görüşü neden alınmıyor, neden geçiştiriliyor.

Şunu söylemek istiyorum:

HSYK ile ilgili düzenleme adli yargı mensupları arasında oylansa yüzde 91 oyla kabul edilir.

Ben gizlenen bu öfkeden bu sonucu çıkardım.

Hem ne sakıncası var.. Hakimler ve savcılar arasında bir sandık dolaştırın, sonucu görün.

ÖNE ÇIKANLAR